12 Aralık 2010 Pazar

trachea ,bronsh ,akciğer anatomisi

10-12 cm uzunlugunda 15-25 mm eninde kikirdak ve fibromusküler kisimlardan olusan elastik bir yapidir. larynx'in alt kenari (C6 vertebra) ile Th4 omurun alt
kenari arasindadir. Sayilari 16-20 arasinda degisen at nali seklinde hyalin
kikirdak (cartilagines trachea) ligg.annularia adi verilen elastik baglarla birbirine baglanmislardir. Arka bölümde kikirdak parçalarin serbest uçlari arasinda kalan boslugu kapatan duvar ise paries membranaceus adini alir ve fibroelastik bir membran ile m.trachealis denilen düz kas liflerinden olusur.Pars cervicalis ve pars thoracica olmak üzere iki bölümde degerlendirilir.Pars thoracica mediastinum superius'ta yer alir.

Alt sinirinda bifurcatio trachea denilen kisimda sag ve sol ana bronslara ayrilir. Bifurcato trachea'nin projeksiyosu gögüs ön duvarinda angulus sterni, arka duvarinda ise linea interspinalis üzerindedir. Bifurcatio trachea'nin trachea lümenine dogru yaptigi çikintiya carina trachea denir. Bu noktada iki ana brons arasinda olusan açi kisilere göre oldukça degiskenlik gösterir (500-1000). Ayrica trachea'nin hareketlerine bagli olarak bifurkasyon noktasi inspiryumda maximum bir vertebra boyu alçalabilir ya da larynx'in hareketlerine bagli olarak 5cm kadar yukariya çikabilir. Bu hareketler sirasinda bifurkasyon açisinda 50-160'lik degisiklikler ortaya çikabilir. Normalde trachea uzunluguna gerili durumdadir. Asagi yada yukari dogru bu hareketlere uyum gösterebilmesi ve bir miktar uzayabilmesi kikirdaklar arasinda yerlesmis ligg.annularia sayesinde gerçeklesir. Trachea a.thyroidea inferior tarafindan beslenir.Gögüs bölümü a.bronchialis'ten de dallar alir. Venleri plexus thyroideus inferior'a açilir.Lenfatik drenaji paratracheal ve pretracheal nodlara ya da dogrudan boyun derin gurup lenf nodlarina olur.

N.vagus ve n.laryngeus recurrens'ten gelenparasimpatik lifler ile turuncus sympathicus'tan gelen simpatik lifler tarafindan innerve edilir.Simpatik etki;bronkodilatasyon,parasimpatik etki;bronkokonstriksiyon ve bezlere sekresyon yaptirir.

 BRONSLAR

Bronchus pirincipalis dexter:
Sol ana bronstan daha genis (12-16mm) daha kisa (2.5cm.kadar) ve daha dik seyirlidir. 5.gögüs omuru seviyesinde sag akciger hilumuna girer. A.pulmonalis dextra, bronsun önce altinda, sonra önünde seyreder. Sag ana bronsun daha vertikal seyirli olusu ve sola göre daha genis olmasi aspire edilen yabanci cisimlerin ve enfekte materyalin daha çok sag akcigere ulasmasina neden olur.

Bronchus pirincipalis sinister:
Sag ana bronsa göre daha transvers seyirlidir. Uzunlugu 5 cm., genisligi 10-14 mm kadardir. 6.nci gögüs omuru seviyesinde sol akciger hilum'una girer. A.pulmonalis sinistra önce önünde sonra üzerinde seyreder. Hava yolunun ana broslardan sonra gelen bölümü lober bronslardir (bronchus lobaris). Lober bronslar ise akcigre segmentasyonuna uygun olarak segmental bronslara (''Bronchus segmentalis'') ayrilirlar. Hava yoluyla buraya kadar olan bölümün duvarlarinda bulunan kikirdak halkalar sayesinde devamli açik tutulur. Segmental bronslarin duvarinda kikirdak halkalar daha seyreklesir ve düzensiz kikirdak adaciklar seklini alirlar.
AKCIGERLER

Gögüs boslugunda her iki tarafta pleural kese içerisinde yerlesmis akcigerler, ortada mediastinumda yer alan, içinde kalbin de bulundugu yapilarla birbirinden ayrilirlar. Süngerimsi elastik bir yapiya sahiptirler. Bu nedenle gögüs boslugundan çikarildiklarinda ya da pneumothorax'ta akcigerler yaklasik 1/3 ü kadar küçülürler. Dis yüzleri parlaktir ve akciger lobcuklarina uyan çokgen seklinde sahalar görülür.

Sagda karacigerin bulunmasi nedeni ile diaphragma burada daha yüksek konumdadir. Bu nedenle sag akciger solda 2.5cm. kadar daha kisadir. Kalbin sola dogru uzanmasi nedeniyle ise, sol akcigerden daha genis ve agirligi daha fazladir (@625 gr.). Sol akciger ise saga göre daha dar ve uzundur; agirligi da daha azdir (@560-565 gr).Fakat bu agirliklar akcigerlerdeki kan ve seröz sivi miktarina göre degisiklikler gösterebilir.

Akcigerler kabaca bir koniye benzetilebilir. Apex pulmonis denilen bir tepesi, basis pulmonis denilen bir tabani ve facies costalis ile facies mediastinalis denilen iki de yüzü vardir.

Apex pulmonis:
Apertura thoracis superior'da yer alir, üst siniri claviculanin yaklasik 2.5-3 cm. kadar yukarisindadir. Th1 spinal sinirin ön dali ile komsulugu nedeniyle bu bölgeyi tutanpatolojik olaylarda kolda agri duyulabilir. Ayrica truncus sympathicus'a ait gang. cervicothoracicum ( gang. stellatum ) ile komsuluguna bagli olarakbölgenin özellikle tümörlerinde Horner sendromu görülebilir.

Basis pulmonis:
Akcigerlerin tabani, diapragma kubbesine uygun olarak içbükeydir. Facies diaphragmatica'da denir. Diaphragma sag akcigeri karacigerin sag lobundan, sol akcigeri ise karacigerin sol lobundan ve midenin fundus'u ile dalak'tan ayirir.

Facies costalis:
Akcigerlerin en genis yüzüdür ve disbükeydir. Kostalarin iç yüzü ile temastadir.

Facies mediastinalis:
Akcigerlerin mediastinum'a bakan hafif içbükey yüzleridir. Bu yüzün vertebralarla komsuluk yapan arka bölümü pars vertebralis'tir. Akcigerlerin bu yüzlerinde komsuluk yaptiklari olusumlarin izleri bulunur. Bunlardan en büyügü kalbin olusturdugu çukurluktur (impressio cardiaca). Impressio cardiaca'nin arka ve biraz üzerinde akcigerlere giren ve çikan olusumlarin yer aldigi hilum pulmonis yer alir.

Margo inferior:
Akcigerlerin basisini kostal ve mediastinal yüzlerinden ayiran kenarlarina margo inferior denir. Margo inferior'un basis ile facies costalis arasindaki bölümü ince ve keskindir. Recessus costodiaphragmaticus'a (komplementer aralik) dogru uzanir. Fakat derin inspirasyonda dahi komplementer araligin en derin noktasina ulasamaz. Basis ile facies mediastinalis arasinda kalan margo inferior bölümü ise daha yuvarlaktir.

Margo inferior'un seyri akciger alt sinirinin belirlenebilmesi bakimindan önemlidir. Solunum'un çesitli fazlarina göre degisebilmekle birlikte hafif inspirasyonda linea medioclavicularis'i 6., linea axillaris media'yi 8.,linea scapularis'i 10. ve linea pravertebralis'i 11. kosta yüksekliginde çaprazlar.

Margo anterior:
Pericardium'u önden asan facies costalis ile facies mediastinalis'i birbirinden ayiran ince ve keskin kenara margo anterior denir. Sag akciger kenari hemen daima vertikal uzanirken, sol akciger ön kenarinda 4. Kikirdak kosta seviyesinde baslayan ve 6. kikirdak kosta seviyesinde linea sternalis'e yaklasan bir çentik (incisura cardiaca) yapar.

Sag akciger;
lobus superior, lobus medius ve lobus inferior olmak üzere 3 lobdan olusur. Fissura obliqua lobus superior ve lobus medius'u lobus inferior'dan ayirir (Visceral pleura bu fissurlarin diplerine kadar uzanarak loblari tam olarak birbirinden ayirir ). Fissura obliqua arkada yaklasik Th4. vertebranin sipinal çikintisi hizasindadir. Içten disa ve yukaridan asagiya bir seyirle 5. Interkostal araligi çaprazlayarak 6. kostokondral eklem seviyesinde margo inferior'a ulasir. Fissura horizontalis ise lobus superior'u lobus medius'tan ayirir. Linea axillaris media hizasinda fissura obliqua'dan baslar. Genellikle 4. kostayi izler ve 4. kikirdak kostanin sternal ucunda margo anterior'a ulasir.

Sol akciger,
fissura obliqua ile birbirinden ayrilmis olan lobus superior ve lobus inferior'dan olsur. Fissura oobliqua'nin seyri büyük yaklasiklikla sagdaki gibidir. Fakat baslangiç seviyesi biraz asagida yada yukarida olabilir.

·        Akcigerlerde bazen fazla fissurlar bulunabilir. Sol akcigerin üç loblu, sag akcigerin ise iki loblu oldugu durumlarla nadiren karsilasilabilir. En sik görülen anomali %1 oraninda görülen lobus venae azygos olgusudur. V. Azygos'un sag apikal segmentin içine derin bir yarik olusturarak yerlesmesidir. Radyografilerde sag akcigerin apikal parçasini üst lobun kalan kismindan ayiran çizgisel bir isaret ve ucunda 4-5 mm'lik lanset seklinde bir yogunluk olarak görülür.


Akciger Segmentleri (= Segmenta bronchopulmonalia)
Trakeobronsiyal dallanmanin segmental bronslara kadar olan bölümünden sonra her bir segmental bronsun havalandirdigi akciger bölümü tam bir anatomik ve fonksiyonel akciger ünitesini olusturur. Bir bronkopulmoner segment tepesi hilus'a dogru yönelmis tabani ise akciger dis yüzüne dogru olan bir piramit seklindedir ve visceral pleura'nin uzantisi olan bag dokusu ile sarilmistir. Her segmental bronsun yaninda akciger segmentine gelen bir arter dali ve sinirler vardir. Venler ise intersegmental yerlesimlidirler ve komsu segmentlerden kan alabilirler. Bronkus segmentalis'ler dallanarak ve gitgide incelerek çaplari 1 mm'den küçük ve duvarlarinda kikirdak bulunmayan bronchiolus lobularis'leri olustururlar. Bronchiolus lobularis'ler ise sayilari yaklasik 6 kadar olan bronchiolus terminalis'leri verirler. Her bir bronchiolus terminalis ise artik duvarlarinda tek tek alveol bulundurabilen 2-3 bronchiolus respiratorius'a ayrilir. Birkaç sira dallanmadan sonra ductus alveolaris denile kanallar olustururlar. Ductus alveolaris'lerin ucunda, genislemis bir bölge olan atriumlara açilan saccus alveolaris yer alir. Saccus alveolaris'ler ise çok sayida alveolün birlesmesiyle ( alveoli pulmonis ) sekillenmislerdir. Tek bir bronchiolus terminalis'in havalandirdigi akciger bölümüne acinus denir. 4-6 terminal bronsiyolün havalandirdigi akciger sahasi ise bir akciger lobcugunu ( lobulus pulmonis ) olusturur. Ki bu da bir bronchiolus lobularis'in havalandirdigi akciger bölümüdür. Her bir akciger lobcugu her taraftan bag dokusu bir kapsül ile sarilmistir. Akcigerlerin dis yüzlerine yakin lobcuklar poligonal sekilde olup gözle görülebilirler. Derindeki lobcuklarin sekilleri ise daha düzensizdir.

Akcigerlerin Damarlari
·        A. pulmonalis:
Truncus pulmonalis sag ventrikülden akcigerlere venöz kani iletir. Önce aorta ascendens'in önünde sonra sol tarafinda yukariya dogru seyreder. Aort kavsinin içinde Th5 vertebra seviyesinde a. pulmonalis dextra ve sinistra'ya ayrilir. A. pulmonalis dextra sola göre daha uzundur. Arcus aorta ve v. cava superior'un arkasindan geçerek akciger hilumuna ulasir. A. pulmonalis sinistra ise aorta descendens'in önündengeçerel sol akcigere gelir. Bronkuslarla birlikte onlarin dallanmalarina uygun olarak özellikle arka yada dis yüzlerinde seyrederler. Respiratuar bronsiyoller seviyesinde kapiller karakter kazanarak saccus alveolaris ve alveol duvarlarindaki kapiller ag içinde sonlanirlar.
·        Vv. pulmonales:
Alveolar kapiller agdan baslarlar. Önceleri segmentler arasi seyrederler ve komsu segmentlerden gelen kani alabilirler. Hilum'a dogru yaklastikça birlesen dallar arter ve bronkuslarla birlikte seyretmeye baslarlar. Bir lobdan gelen damarlar birleserek tek bir dal olustururlar. Sag akcigerde orta ve üst lob venleri birlesirler. Sonuçtaher akcigerden iki ven ayrilir ve sol atrium'un arka üst bölümüne ayri ayri açilarak oksijenize kani kalbe ulastirirlar.
·        A.bronchialis:
Akciger parankimi, bronslar ve pleura visceralis a. bronchialis'ler tarafindan beslenir. Bronsiyal arterler hava yollarinin respiratuar bronsiyollere kadar olan kisminin duvarlarini besler ve bronsiyol duvarlari ile pleura visceralis'te a. pulmonalis dallari ile anastomoz olustururlar. ( bu anastomozlar yeni doganda çok daha fazladir. Daha sonra oblitere olarak eriskinlerde azalirlar. ) Genellikle sagda tek solda iki bronsiyal arter vardir. Sagdaki çogunlukla 3. yada 4. a. intercostalis posterior'dan, soldakiler ise aorta descendens'ten köken alirlar.
·        Vv. bronchiales:
Iki ayri gurup olustururlar. Derin gurup bronsiyoller çevresindeki kapiller agdan baslar ve v. pulmonalislere dökülür. Yüzeysel gurup ise extrapulmoner bronslar ile pleura visceralis'ten gelen kani alirlar ve sagda v. azygos'a, solda ise v. hemiazygos'a ya da v. intercostalis superior'a dökülürler. V. bronchialis'ler a. bronchialis'lerle gelen kanin tamamini toplamaz, çünkü venöz dönüsün bir bölümü v. pulmonalis'lerle olmaktadir.


Akcigerlerin lenfatik drenaji
Akcigerlerin yüzeysel ve derin olmak üzere iki gurup lenfatik damar agi vardir. Yüzeysel lenf damarlari pleura'nin hemen altindadir. Hilum'da yerlesik bronkopulmoner lenf nodlarina açilirlar. Buradan baslayan damarlar da üst ve alt trakeobronsiyal lenf nodlarina dökülürler. Yüzeysel gurup pleura visceralis ve altindaki birkaç mm'lik akciger dokusunu drene eder. Derin gurup ise bronslarin submukozasinda ve çevresindeki bag dokusunda bulunur ve akciger'in damarlari ile birlikte seyrederler. Alveol duvarinda lenf damari bulunmaz. Derin gurup lenf agi önce nodi lymphatici pulmonales'e açilir. Buradan baslayan damarlar ise yine büyük brons ve damarlari izleyerek sirasiyla nodi lymphatici bronchopulmonales'e (hiler lenf nodlarina) ve tracheobronchial, paratracheal lenf nodlarina açilirlar. Sonuçta yüzeysel ve derin grup lenf agi birlikte truncus bronchomediastina- lis'lere açilarak genel lenf dolasimina katilirlar. Akcigerlerde yüzeysel ve derin gurup arasinda pek anastomoz yoktur. Fakat hilum yakininda bol anastomoz yaparlar.

Tüm sag akcigerin lenfi sag trakeobronsiyal nodlara dökülür. Sol akcigerin lenfinin büyük bölümü sol trakeobronsiyal nodlara dökülmesine ragmen sol alt lobdan hatta linguler segmentlerden gelen lenf sag trakeo- bronsiyal nodlara dökülebilir. Akcigerlerin lenfatik drenaj bakimindan oldukça yaygin bir lenfatik ag sistemine sahip olmasi ve anastomozlarin sikligi akcigerlerdeki lenfatik drenajin degisiklikler göstermesine neden olabilmektedir. Bu da gözden uzak tutulmamalidir.

Akcigerlerin sinirleri
Akcigerler sinirlerini plexus pulmonalis'ten alirlar. Radix pulmonis'in önüne ve arkasina yerlesmis bu otonom sinir agi simpatik liflerini 2.-5. Gögüs simpatik ganglionlarindan, parasimpatiklerini ise n. vagus'tan alir. Bunlar preganglioner parasimpatik liflerdir ve plexus pulmonalis'te bulunan ganglionlarda sinaps yaparlar. Plexsus'tan çikan sinirler brons dallari, pulmoner ve bronsiyal damarlar çevresinde sinir aglari yaparak visceral pleura'ya kadar yayilirlar. Parasimpatik lifler bronkokonstriksiyon, vasodilatasyon ve mukoza bezlerinde sekresyon; simpatikler ise bronkodilatasyon ve vasokonstriksiyon yaptirirlar.

Solunum Hareketleri
Gögüs kafesini olusturan kemiklerin ve eklemlerin çoklugu, kostalarin bir bölümünün kikirdak yapida olusu, toraks'in esnekliginde ve kolay hacim degistirebilmesinde önemli rol oynar. Ayrica kostalarin ve sternum 'un hafif kemikler olmalari solunum sirasinda daha az kas kuvvetiyle hareketleri bakimindan önemlidir. Çok sayida eklemde olusan es zamanli hareketlerin toplami solunum hareketleri olarak ortaya çikar. Torakstaki eklemler yasam boyu hareket sayisi bakimindan, vücutta kulak kemikçiklerinden sonra ikinci siradadirlar. Bu eklemlerin hareketlerini sinirlayan herhangi bir neden solunumu olumsuz yönde etkiler. Gögüs kafesinde solunum hareketleri 3 eksende gerçeklesir.
Thorax'in vertikal çapindaki degisim
Inspirasyonda diaphragmanin kontraksiyonu ile vertikal çap artar. Sakin bir solunumda diaphragma asagiya dogru 1.5-2.5 cm yer degistirirken, zorlamali bir inspirasyonda diaphragmanin bu hareketi 5- 10 cm arasinda degisebilir. Ekspirasyonda ise diaphragma gevseyerek pasif olarak eski konumuna döner. Akcigerler de pleural bosluktaki subatmosferik basinç nedeniyle olusan çekime uyarak, elastik yapilari sayesinde kolayca eski konumlarina dönerek bu harekete katilirlar. Zorlamali bir ekspirasyonda ise karin kaslari da rol alirlar. Alt kaburgalarin asagiya çekilmesi ve karin içi basincinin arttirilmasi ile diaphragmanin yukariya dogru maksimum hareketi saglanir ve vertikal çap minimalize edilebilir.Bu sirada diaphragma sagda 4. , solda ise 5. Interkostal araliga kadar yükselebilir. Gögüs kafesindeki degisikliklerin 2/3'lük bölümü diaphragmanin hareketleriyle gerçeklesir.
Thorax'in transvers çapindaki degisim
Dis interkostal kaslarin kontraksiyonuyla, daha çok 7-10. kostalarin sternum ve vertebralarla birlesme noktalarindan geçen bir eksende hareketleri ile gerçeklesir. Inspirasyonda kostalarin orta kisimlarinin yükseltilmesi ile transvers çap artar. Buna" kova sapi hareketi " denir. Böylelikle gögüs kafesinin alt kismi enine olarakgenisleyebilir. Diaphragmanin kontraksiyonu da bu harekete bir miktar yardimci olur.
Thorax'in anter-posterior çapindaki degisim
Özellikle 2-6. Kostalarin etkilendigi bu hareket cotovertebral eklemde collum costae boyunca geçen bir eksendedis interkostal kaslarin etkisiyle gerçeklesir. Bu hareket kostalarin sternal uçlarinin yükselmesini saglar. ve buna "tulumba kolu hareketi" denir. Böylelikle sternum yükselir ve öne hareket eder, sonuçta toraksin antero-posterior çapi artar. Ekspirasyonda ise pleural bosluktaki subatmosferik basinç nedeniyle olusan çekim ve akcigerlerin elastisitesine ek olarak toraks duvarlarinin agirliginin da etkisiyle antero-posterior ve transvers çaplar yeniden normale döner.

PLEURA

Her bir akcigeri bir kese seklinde ayri ayri saran çift katli seröz bir zardir. Akciger yüzeyini ve loblar arasindaki yüzleri örten bölümüne pleura visceralis denir. Gögüs kafesinin iç yüzünü, diapragmanin çok büyük bir bölümünü örten ve mediastinum'u yanlardan sinirlayan bölüm ise pleura parietalis'tir.

Parietal ve visceral pleura, radix pulmonis çevresinde birbirleriyle devam ederler. Normalde tüm solunum evrelerinde birbirleriyle temas halindedirler. Aralarindaki kapiller araliga cavitas pleuralis denir ve burada pleural yüzeylerin kayganlasmasini saglayan birkaç ml. Sivi bulunur. Bu sivi cavitas pleuralis'teki subatmosferik basinç nedeniyle akcigerlerden buraya dogru olan intersitisiyel sivi akimi sayesinde olusur. Ayni etki alveollerdeki toz partiküllerinin akcigerlerin subpleural yüzeyine tasinmasina ve akcigerlerin renginin zamanla koyulasmasina neden olur. Parietal pleura cavitas pleuralis'teki siviyi ve havayi resorbe etme yetenegine sahiptir. Salinim ve emilim arasindaki denge herhangi bir patoloji nedeniyle bozuldugunda sivi miktari artar (hydrothorax).

Pleura parietalis gögüs boslugunda örttügü bölgelere göre isim alir. Sternum ve kostalarin iç yüzleri ile vertebra cisimlerinin yan yüzlerini örten bölümü pleura costalis olarak adlandirilir. Komsuluk yaptigi bu yapilardan fascia endothoracica denilen ince ve gevsek bag dokusu katmani ile ayrilir. Diaphragmanin gögüs bosluguna bakan yüzünü örten bölümüne pleura diaphragmatica adi verilir. Önde, dis yanda vearkada pleura costalis ile, iç yanda percardium'un yapisma çizgisi boyunca pleura mediastinalis ile devam eder. Mediastinum'u yanlardan sinirlayan parietal pleura bölümü ise pleura mediastinalis 'tir. Radix pulmonis'i üstten çevreler ve asagiya dogru uzanan bölümleri iki yaprak halinde karsi karsiya gelir. Radix pulmonis altinda kalan, bu iki yapragin birbirlerine yaklasarak olusturduklari bölüme ligamentum pulmonale adi verilir.

Pleura costalis'in toraks üst açikliginin kenarlarindan yukariya dogru bir kubbe seklinde uzanan bölümü cupula pleura'dir. Fascia endothoracica burada kalinlasarak membrana suprapleuralis (Sibson fasyasi) adini alir ve skalen kaslardan gelen bazi liflerin de yardimiyla kupulanin üstten örtülmesini ve kuvvetlendirilmesini saglar. Kupula'nin projeksiyosu sternoclavicular eklemden, clavicula'nin iç ve orta 1/3'lük parçalarini birlestiren noktaya geçirilen en yüksek noktasi clavicula'dan 2.5-3 cm yukarida olan bir egri seklinde gösterilebilir.

Sayilan parietal pleura bölümleri örttükleri duvarlardan digerlerine atlarken buradaki dar araliklara sokularak recessus pleuralis denilen çikmazlari olustururlar. Bunlar;
·        recessus costomediastinalis,
·        recessus phrenicomediastinalis ve
·        en önemlileri olan recessus costodiaphragmaticus'tur.
Inspirasyonda akcigerler bu çikmazlara sokularak buralari doldururlar. Fakat recessus costodiaphragmaticus tamamen doldurulamaz ve bu kisma komplementer aralik denir. Recessus costodiaphragmaticus'un derinligi önden arkaya dogru yaklasik olarak, linea medioclavicularis'te 2.5-4 cm, linea axillaris media'da 8-9 cm ve linea scapularis'te 5 cm kadardir.

Recessus costodiapragmaticus'un alt sinirlari, pleural boslugun da alt sinirlari olmasi ve akcigerlerin alt kenarlari ile iliskisi nedeniyle önem kazanir. Bu hat önden arkaya dogru linea sternalis'i 6. kosta, linea medioclavicularis'i 8. kosta, linea axillaris media'yi, 10. kosta, linea scapularis'i 11. kosta ve linea pravertebralis'i 12. kosta seviyesinde çaprazlayarak sonlanir.

Pleura'nin damar ve sinirleri
Parietal ve visceral plera embriyolojik olarak mezoderm'in farkli yapraklarindan gelistikleri için innervasyonlari ve damarlanmalari farklidir. Pleura parietalis toraks duvarlarinda dagilan a.intercostalis'ler ve a. thoracica interna'lar ile diaphragmada dagilan a. musculophrenica'lar tarafindan beslenirken, venleri yine ayni bölgedeki sistemik venlere dökülür.

Pleura parietalis'in kostal bölümü ile diaphragmatik bölümünün periferik kisimlari n. intercostalis'ler tarafindan innerve edilirken; mediastinal bölümü ile diaphragmatik bölümünün orta kismi n. phrenicus tarafindan innerve edilir. Bunedenle pleura costalis ile pleura diaphragmatica'nin periferik kisimlarinin irritasyonu gögüs ve karin duvari boyunca n. intercostalis'lerin innervasyon sahalarinin seyrine uyan bir sekilde akseden agrilara neden olur. Buna karsin n. phrenicus'un dagildigi parietal pleura bölümlerinin irritasyonu boynun alt kisminda ve omuzda akseden agri ile sonuçlanir.

Pleura visceralis, a. bronchialis dallari tarafindan beslenir. Venleri ise v. pulmonalis'lere dökülür. Sinirlerini plexus pulmonalis'ten alir. Pleura visceralis'te agri duyusu yoktur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder