12 Aralık 2010 Pazar

omuz ve kol anatomisi

 
Omuz bölgesini articulatio humeri ve articulatio acromioclavicularis ile bunlarin çevresindeki olusumlar olusturur. Omuz bölgesine seklini veren musculus deltoideus’dur. Omuz kompleksi
vücudun en hareketli bölgelerindendir. Üst ekstremitenin normal fonksiyonu ve tam elevasyonu için scapula, clavicula ve humerus’un es zamanli ve koordineli bir sekilde hareket etmeleri gerekmektedir. Scapula’nin aksiyal iskelet ile olan tek eklem baglantisi articulatio sternoclavicularis’dir. Scapula, yapisan kaslar ve atmosfer basincinin yardimiyla yerinde durmaktadir. Omuz kavsagi (cingulum pectorale), articulatio acromioclavicularis’de birbirleri ile eklem yapan iki baglanti kemigi olan scapula ve clavicula’yi içerir.
Clavicula (Köprücük kemigi): Yaygin ve yatik bir “S” harfi seklinde olan clavicula, birinci kaburganin hemen üzerinde, horizontal düzleme yakin bir konumda bulunur. Üst baglanti kemiklerinden ön (ventral) tarafta yerlesmis olanidir ve vücutta kemiklesmeye baslayan ilk kemik olma özelligine sahiptir. Ancak kemiklesmenin tamamlanmasi 20 yasindan sonra tamamlanir. Iç tarafta articulatio sternoclavicularis araciligi ile manubrium sterni; dis tarafta articulatio acromioclaviculare araciligi ile acromion’a baglanir. Dis ucu yukaridan asagiya dogru basiktir. Iç yarisindaki konveksligi öne, dis yarisindaki konveksligi ise arka tarafa bakar. Clavicula kolu gövdeden ayri tutar ve üst ekstremiteye uygulanan gücün aksiyal iskelete iletilmesini saglar. Orta yas döneminde klavikula kirigi oldukça sik görülür. Altindan geçen önemli sinirler ve damarlar nedeni ile kirik uçlarinin hasari sonucunda ciddi ve ölümcül klinik bozukluklar olusabilir.
Scapula (Kürek kemigi): Üst baglanti kemiklerinden arka (dorsal) tarafta olanidir. 2 ila 7. kaburgalar arasinda bulunur. Medial kenarindan dis tarafa dogru yükselerek uzanan çikintisina spinae scapulae denir. Spina scapulae’nin üst ve alt yüzleri konkav olup, fossa supraspinata ve fossa infraspinata’nin olusumuna katilir. Spina scapulae dis tarafa dogru giderek genisler ve acromion adi verilen önden arkaya basik, genis bir çikinti ile son bulur. Acromion, omuz çikintisi olarak bilinen yapidir ve omuz ekleminin konkav eklem çukurlugunun üstünde dis tarafa dogru uzanir. Kemigin angulus superior, angulus medialis, angulus lateralis olmak üzere üç kösesi vardir ve bunlardan dis köse scapula basi olarak da ifade edilir. Bu kösede omuz ekleminin konkav eklem yüzünü olusturan, cavitas glenoidalis bulunur.
Articulatio glenohumeralia (Articulatio humeri): Scapula'daki cavitas glenoidalis ile humerus’ ait caput humeri arasinda olusan art. spheroidea gurubu synovial bir eklemdir. Fossa glenoidalis'in sig bir yüzey olmasi ve caput humeri ile cavitas glenoidalis'in oransizligi nedeniyle, dogal olarak unstabil bir eklemdir.Omuz ekleminin istirahat esnasinda ve hareket halinde ki stabilitesi; eklem kapsülü, labrum glenoidale, eklemin ligamentleri (lig. glenohumeralia ve lig. coracohumeralia) ve eklemi saran rotator cuff kaslari ile saglanir.
Labrum glenoidale: Cavitas glenoidalis toplam derinliginin yaklasik olarak %50’sini olusturur. Vertikal ve horizontal planlarda cavitas glenoidalis’in yüzey alanini genisleterek humerus basinin daha iyi hareket etmesine olanak verir. Fibrokartilaginöz yapida olan labrum ile cavitas glenoidalis arasindaki yapismanin gücü yasla dogru orantili olarak artar.
MUSCULUS DELTOIDEUS (Apolet kasi): Omuz eklemini önden, distan ve arkadan saran kalin ve üçgen seklinde bir kastir. Kasin ön kismi (pars clavicularis) clavicula’nin 1/3 dis bölümünden; orta kismi (pars acromialis) acromion’un dis kenarindan ve arka parçasi (pars spinalis) spina scapulae’dan baslar. Kasin her üç bölümü de humerus’un ön-dis yüzünde bulunan tuberositas deltoidea’da sonlanir. Acromion ve processus corocoideus ile birlikte omuzun karakteristik kabarikligini olusturan bu kasin altinda bursa subdeltoidea adi verilen büyük bir bursa vardir. Innervasyonunu nervus axillaris (C5-6) saglar.
Fonksiyonu: Kasin her üç parçasi birlikte hareket ettiginde kola abduksiyon hareketi yaptirirlar. Koldaki abduksiyon hareketini baslatan asil kas musculus supraspinatus’dur. 15-20 derecelik abduksiyondan sonra musculus deltoideus’un pars acromialis’i devreye girer. Bu parça ayni zamanda kolun en kuvvetli abduktorudur. Anatomik pozisyona göre sagittal eksenin iç tarafinda bulunan pars spinalis parçasi kola adduksiyon hareketi yaptirir. 50-60 derecelik abduksiyon hareketinden sonra ise sagittal eksenin dis tarafina geçen spinal parça koldaki abduksiyon hareketine katilir. Kasin ön grup lifleri kola ayni zamanda fleksiyon ve iç rotasyon, arka kisim lifleri ise ekstansiyon ve dis rotasyon yaptirirlar. Normal anatomik pozisyonda ön ve arka grup lifler birlikte çalistiklarinda kola sadece adduksiyon hareketi yaptirirlar.
MUSCULUS SUBSCAPULARIS: Scapula’daki fossa subscapularis’i dolduran oldukça genis, üçgen seklinde bir kastir. Fossa subscapularis’in iç tarafindan ve scapula’nin dis kenarindan baslar. Kasin lifleri dis tarafa dogru bir araya toplanarak yassi bir kiris araciligiyla humerus’un tuberculum minus’una ve eklem kapsülüne yapisarak sonlanir. Kasin sonlanma yerindeki yassi kirisi ile scapula boynu arasinda bursa subtendinea musculi subscapularis adi verilen bir bursa bulunur ve bu yapi genellikle omuz eklemi boslugu ile irtibatlidir. Innervasyonunu nervi subscapulares saglar.
Fonksiyonu: Kas asil olarak omuza iç rotasyon yaptirir. Ayrica humerus’u cavitas glenoidalis’e dogru çekerek omuz eklemini kuvvetlendirir. Caput humeri’yi omuz eklemi içerisinde tespit eder.
MUSCULUS SUPRASPINATUS: Fossa supraspinata’nin 2/3 iç kismindan baslar ve dis tarafa dogru seyrederek bir kiris vasitasiyla tuberculum majus’un üst kisminda sonlanir. Kasin kirisi omuz ekleminin üstünden geçer ve musculus infraspinatus kirisi ve eklem kapsülü ile kaynasir. Innervasyonunu nervus suprascapularis saglar.
Fonksiyonu: Koldaki abduksiyon hareketini baslatir. Kas eklem kapsülüne yapisiktir ve eklemin üst tarafinda bulunur. Bu nedenle omuz ekleminin tespit edilmesinde oldukça önemli bir rol üstlenerek eklemi kuvvetlendirir.
MUSCULUS INFRASPINATUS: Fossa infraspinata’nin 2/3 iç kismindan baslar ve dis tarafa dogru daralarak spina scapulae’nin konkav dis kenarindan geçer. Eklem kapsülüne yapisik olan kasin kirisi tuberculum majus’un orta kismina yapisarak sonlanir. Bazen bu kasin kirisi ile eklem kapsülü arasinda eklem boslugu ile irtibat halinde olan bir bursa (bursa subtendinea musculi infraspinati) bulunabilir Innervasyonunu nervus suprascapularis saglar.
Fonksiyonu: Omuz eklemini destekler, ayni zamanda kola dis rotasyon hareketi yaptirir.
MUSCULUS TERES MINOR: Scapula’nin dis kenarinin üst parçasindan, kismen de fossa infraspinatus ve komsu fasyalardan baslayan kasin lifleri yukari ve dis tarafa dogru uzanir. Eklem kapsülüne yapisik olan kirisi tuberculum majus’un alt kenarina yapisarak sonlanir. Innervasyonunu nervus axillaris saglar.
Fonksiyonu: Omuz eklemini destekleyen kas ayni zamanda kola dis rotasyon ve zayif olarak da adduksiyon hareketi yaptirir.
MUSCULUS TERES MAJOR: Scapula’nin dis kenarinin alt kismindan, alt kösesinden baslayan kasin lifleri yukari ve dis tarafa dogru uzanarak musculus latissimus dorsi’nin kirisi ile birlikte crista tuberculi minoris’de sonlanir. Kas sonlanma yerinde musculus latissimus dorsi kirisinin arkasinda bulunur ve ikisi arasinda bursa subtendinea musculi latissimi dorsi adi verilen bir bursa yer alir. Innervasyonunu nervi subscapulares saglar.
Fonksiyonu: Kas kola içe rotasyon, adduksiyon ve ekstansiyon hareketleri yaptirir.
ROTATOR MANSET (ROTATOR CUFF):
Bu yapi omuz eklemi kapsülüne yapisarak eklem kapsülünü önden, yukaridan ve arkadan kuvvetlendiren, humerus basinin eklem çukurunda kalmasini saglayan önemli bir faktördür.
q Musculus supraspinatus,
q Musculus subscapularis,
q Musculus teres minor
q Musculus infraspinatus
Bu dört kasa ait kirisler alt tarafi disinda omuz eklemini distan çevreleyen bir yapi olustururlar.
m. supraspinatus
m. infraspinatus
m. teres minor
m. subscapularis
ROTATOR MANSET KASLARI
Cavitas  glenoidalisOmuz ekleminin hareket alani çok genistir. Bu nedenle omuz eklemi yeteri kadar stabil degildir. Eklemin kuvveti önünden, arkasindan ve üzerinden geçen kisa rotator cuff kaslarinin tonusuna baglidir.
Abduksiyon esnasinda caput humeri’nin alt yüzü, musculus triceps brachii’nin caput longum’u tarafindan desteklenir. Aslinda bu oldukça zayif bir destektir. Çünkü bu sirada caput longum uzunlugu nedeniyle asagiya dogru sarkar. Eklem kapsülünün en zayif yeri alt kismidir.
FLEKSIYON: Normal fleksiyon yaklasik olarak 90 derecedir. Bu hareket:
musculus deltoideus’un ön grup lifleri
musculus pectoralis major
musculus biceps brachii
musculus coracobrachialis tarafindan yaptirilir.
EKSTANSIYON: Normal ekstansiyon yaklasik olarak 45 derecedir. Bu hareket:
musculus deltoideus’un arka grup lifleri
musculus latissimus dorsi
musculus teres major tarafindan yaptirilir.
Bazi kaynaklarda normal anatomik durus kolun ekstansiyonu, yapilan 45 derecelik hareket ise hiper ekstansiyon olarak tanimlanir.
ABDUKSIYON: Üst ekstremitenin abduksiyonu omuz ekleminde ve scapula ile gögüs duvari arasinda gerçeklesir. Buna scapulohumeral mekanizma adi verilir. Bu hareket:
musculus deltoideus’un orta grup lifleri ile
musculus supraspinatus (yardimci) tarafindan yaptirilir.
** Musculus supraspinatus abduksiyon hareketini baslatir ve caput humeri’yi cavitas glenoidalis içinde sabitlestirir. Böylece musculus deltoideus’un kontraksiyonuna olanak vererek omuz ekleminde humerus’a abduksiyon yaptirir.
ADDUKSIYON: Normalde üst ekstremiteye gögüs duvarinin önüne dogru 45 derece kadar adduksiyon yaptirilir. Bu hareket:
musculus pectoralis major,
musculus latissimus dorsi,
musculus teres major ve
musculus teres minor tarafindan yaptirilir.
DISA ROTASYON: Normal disa rotasyon yaklasik 40-45 derecedir. Bunu musculus infraspinatus, musculus teres minor, musculus deltoideus’un arka grup lifleri yaptirir. Zorlamali disa rotasyon glenohumeral eklemde çikiga yol açabilir.
IÇE ROTASYON: Normal içe rotasyon yaklasik olarak 55 derecedir. Bu hareket musculus subscapularis, musculus latissimus dorsi, musculus teres major, musculus deltoideus’un ön lifleri tarafindan yaptirilir.
Musculus biceps brachii’nin uzun basinin kirisi eklemin içinden geçerek transvers humeral bagin altindan disari çikar.
SCAPULOHUMERAL MEKANIZMA
Scapula ve üst ekstremite clavicula’ya çok kuvvetli olan lig. coracoclaviculare ile tutunmustur. Bu baga kaslarin tonusu da destek olur. Scapula gögüs duvari üzerinde rotasyon yaptiginda cavitas glenoidalis’in pozisyonu degisir. Bu durumda rotasyon ekseninin lig. coracoclaviculare’den geçtigi düsünülür.
Kolun abduksiyonu scapula’nin rotasyonu ve omuz eklemindeki hareketle birlikte olur. Kolun abduksiyonunun her 3 derecesi için omuz ekleminde 2 derecelik ve scapula’nin rotasyonu ile 1 derecelik abduksiyon olur. 120 derecelik abduksiyonda tuberculum majus humeri acromion’nun dis yan kenarina deger. Kolun basin üzerine kaldirilmasini scapula’nin rotasyonu saglar.
SKAPULANIN HAREKETLERI VE BU HAREKETLERI SAGLAYAN KASLAR:
1. Elevasyon (Yukariya dogru kaldirilmasi): Musculus trapezius’un servikal parçasi, musculus levator scapulae,
2. Depresyon (Asagiya dogru çekilmesi): Musculus pectoralis minor, musculus subclavius ve musculus trapezius’un torakal parçasi.
3. Protraksiyon (Abduksiyon): Musculus pectoralis minor ve musculus serratus anterior
4. Retraksiyon (Adduksiyon): Musculus rhomboideus major, musculus rhomboideus minor ve musculus trapezius (her iki parçasi birlikte).
5. Yukariya rotasyon: Musculus trapezius’un servikal parçasi (acromion’u hareket ettirerek), musculus trapezius’un torakal parçasi (spina scapulae’yi hareket ettirerek) ve musculus serratus anterior.
6. Asagiya rotasyon: Musculus pectoralis minor, musculus rhomboideus major ve musculus rhomboideus minor.
OMUZ BÖLGESI DISINDA YER ALAN VE OMUZ KUSAGI HAREKETLERINE KATILAN DIGER KASLAR
¨ musculus pectoralis major
¨ musculus pectoralis minor
¨ musculus serratus anterior
¨ musculus trapezius
¨ musculus latissimus dorsi
Regio deltoidea’nin deri innervasyonu:
- nervi supraclaviculares,
- nervus cutaneus brachii lateralis superior (nervus axillaris),
- nervus cutaneus brachii lateralis inferior (nervus radialis) tarafindan saglanir.
PLEXUS BRACHIALIS
SPINAL SINIRIN OLUSMASI: Canalis vertebralis içerisinde bulunan ve medulla spinalis’den çikan ön kökler ile medulla spinalis’e giren arka kökler, kanalin dis tarafinda iki omurun üst üste gelmesi ile olusan foramen intervertebrale’lerde bir araya gelerek spinal siniri olustururlar. Bir baska ifade ile spinal sinirler medulla spinalis’e ön ve arka kökler araciligiyla baglanmis olurlar. Bu köklerden önde bulunan radix anterior içerisinde motor (efferent yani merkezden perifere impuls tasiyan) lifler bulundugundan ayni zamanda radix motoria da denir. Arkada bulunan radix posterior içerisinde ise sensitif (afferent-duyusal yani periferden merkeze impuls tasiyan) lifler olmasindan dolayi radix sensoria’da denir.
RADIX ANTERIOR: Ön kök, medulla spinalis’i sulcus anterolateralis’den terk eden somatomotor ve visseromotor (simpatik ve parasimpatik) liflerden olusur.
RADIX POSTERIOR: Arka kök, medulla spinalis’e sulcus posterolateralis’den giren sentitif liflerden olusur.
Arka kök ganglionu olarak bilinen ganglion spinale’nin santral ve periferik uzantilari vardir. Periferik uzantisi ile periferden impulsu alir ve santral uzantisi ile bu impulsu medulla spinalis’e ve diger merkezi sinir sistemi bölümlerine tasir. Arka kökü olusturan sensitif sinir lifleri ganglion spinale’de bulunan pseudounipolar karakterdeki hücrelerin santral uzantilaridir.
Ön ve arka kökler ganglion spinale’nin hemen disinda birleserek spinal siniri olustururlar. Spinal sinir foramen intervertebrale’den geçerek vertebral kanali terk eder. Olustuktan kisa bir mesafe sonra da ön ve arka dallarina ayrilir.
GANGLION SPINALE: Afferent yani sensitif liflerin hücre gövdelerinin bulundugu, arka kök üzerinde bulunan ve pseudounipolar hücrelerden olusan bir yapidir. Bu hücrelerin periferik uzantilari periferden aldiklari duyu impulslarini merkeze (ganglion spinale’ye) getirir, santral uzantilari ise sulcus posterolateralis’den medulla spinalis’e giris yapar. Medulla spinalis’e giren liflerin bir kismi burada sinaps yaparken (yani nöron degistirirken) geri kalani daha üst merkezlere dogru yoluna devam eder. Bu ganglion, afferent liflerin çikis merkezidir. Ganglion spinale hücrelerinin bu uzantilari akson ya da dendrit olarak tanimlanmaz.
PLEXUS BRACHIALIS: Üst ekstremitede dagilan periferik sinirlerin çikis merkezini olusturan sinir agidir. Olusum mekanizmasi “bir elin nesi var iki elin sesi var” durumuna benzer. 5-8. servikal ve 1. torakal spinal sinirlerin ön dallarinin bir araya gelmesi sonucunda olusur. Bazen 4. servikal ve 2. torakal spinal sinir ön dallarindan da lifler katilir. Lateral boyun üçgeninden baslayan ve axilla’da devam eden, oldukça uzun bir sinir agidir. Bu sinir agindan kaynak alan periferik sinirler omuz kusagi ve üst taraf yapilarinin innervasyonunu saglarlar. Plexus brachialis’i olusturan kök lifleri musculus scalenus anterior ile musculus scalenus medius arasinda yer alirlar. Spinal sinir ön köklerinin birlesmesi ile truncus’lar sekillenir. Truncus’lar ön ve arka bölümlere ayrilir. Bu bölümlerin birlesmesi ile fasciculus’lar olusur. Periferik sinirler de bu fasciculus’lardan ayrilir.
Pars supraclavicularis: Plexus brachialis’in kökler (radices) ve kütüklerden (trunci) olusan bölümüdür. Regio cervicalis lateralis’de bulunur.
Pars infraclavicularis: Plexus brachialis’in demetler (fasciculi) ve periferik sinirlerden (nervi) olusan bölümüdür.
C5 ve C6 ön dallari: Truncus superior’u,
C7 ön dallari: Truncus medius’u ve
C8 ve T1 ön dallari: Truncus inferior’u olustururlar.
Truncus superior ile truncus medius’un ön dallari: Fasciculus lateralis’i,
Truncus inferior’un ön dali: Fasciculus medialis’i ve
Her üç truncus’un arka dallari Fasciculus posterior’u olusturur.
Plexus brachialis’in dallari ve bu dallarin çikis yerleri:
ü Spinal sinirlerin ön dallarindan ayrilanlar
· N. dorsalis scapulae (C5)
· N. thoracicus longus (C5-6-7)
ü Truncus superior’dan ayrilanlar
· N. subclavius (C5-6)
· N. suprascapularis (C5-6)
ü Fasciculus lateralis’den ayrilanlar
· N. musculocutaneus
· Radix lateralis
· N. pectoralis lateralis
ü Fasciculus medialis’den ayrilanlar
· N. ulnaris
· N. pectoralis medialis
· N. cutaneus antebrachii medialis
· N. cutaneus brachii medialis
· Radix medialis
ü Fasciculus posterior’dan ayrilanlar
· N. radialis
· N. thoracodorsalis
· N. axillaris
· N. subscapularis
REGIO AXILLARIS (KOLTUK ALTI) ANATOMISI
Axilla, gögüs kafesi ile üst ekstremite arasinda yer alan tabani asagida, tepesi yukarida piramit seklindeki bir bosluktur. Tabanini olusturan koltuk alti derisinden egik olarak boyun köküne dogru uzanir. Tepesi clavicula, birinci kaburga ve scapula’nin üst kenari tarafindan sinirlandirilir. Içinden önemli damar ve sinirler geçtiginden klinik açidan önemlidir.
Axilla’nin duvarlari:
Ön duvari: Musculus pectoralis major, musculus pectoralis minor ve fascia clavipectoralis,
Arka duvari: Musculus subscapularis, musculus latissimus dorsi, musculus teres major,
Iç duvari: Musculus serratus anterior ve ilk 4-5 kaburga,
Dis duvari: Musculus biceps brachii, musculus coracobrachialis ve humerus tarafindan olusturulur.
AXILLA’DAKI LENF DÜGÜMLERI:
Klinik olarak önemli bir bölgedir. Üst extremitenin yani sira göbek hizasinin üstünde kalan yüzeysel alanlari ve buna bagli olarak meme bezi dis bölümlerinin lenf akimi da öncelikle axilla’da toplanir. Bu bölgede 20-30 kadar lenf dügümü bulunur. Bu dügümler alti gurup olusturur:
Pektoral lenf dügümleri
Subskapular lenf dügümleri
Lateral lenf dügümleri
Santral lenf dügümleri
Infraklavikular lenf dügümleri
Apikal lenf dügümleri
Bölgede toplanan lenfatik akim en son olarak apikal gurup araciligi ile truncus subclavius adi verilen lenf kanalina aktarilir. Bu kanal sol tarafta dogrudan ductus thoracicus’a; sagda ise önce ductus lymphaticus dexter’e açilir.
ARTERIA AXILLARIS
Arteria subclavia clavicula’nin altindan geçtikten sonra arteria axillaris ismini alir. Asagiya ve disa dogru seyreder ve musculus teres major’un (bazi kaynaklara göre musculus pectoralis major’un) dis kenarindan itibaren de arteria brachialis olarak devam eder. Musculus pectoralis minor ile olan komsulugu nedeniyle üç bölüme ayrilir. Orta bölümü bu kasin arkasinda kalir. Birinci bölümünden bir dal (arteria thoracica superior), ikinci bölümünden iki dal (arteria thoracoacromialis ve arteria thoracica lateralis) ve üçüncü bölümünden üç dal (arteria subscapularis, arteria circumflexa anterior humeri ve arteria circumflexa posterior humeri) ayrilir. Üçüncü bölümden ayrilan dallardan biri arteria subscapularis’dir. Bu damar ayni zamanda arteria axillaris’in de en kalin dalidir. Iki dala ayrilir. Bunlardan arteria circumflexa scapulae spatium triangularis’den geçer. Diger dali arteria thoracodorsalis’dir.
OMUZ BÖLGESININ ÖNEMLI ANASTOMOZLARI:
Dis baskilar nedeni ile arteria axillaris omuz bölgesinde geçici olarak tikanir. Bu nedenle bu damarin çevre damarlarla olan baglantilari önemlidir.
1. Arteria axillaris (arteria thoracoacromialis ve arteria subscapularis gibi) ile arteria subclavia dallari (truncus thyrocervicalis’in dallari) arasinda skapula çevresinde anastomozlar olusur.
2. Arteria axillaris’in kendi dallari (arteria thoracoacromialis, arteria subscapularis) arasinda articulatio humeri çevresinde anastomozlar olusur.
3. Arteria axillaris (arteria circumflexa anterior humeri ve arteria circumflexa posterior humeri gibi) ile arteria profunda brachii’nin ince dallari arasinda humerus üst bölümünde anastomozlar olusur.
OMUZ BÖLGESININ VENLERI:
1. Vena axillaris: Vena brachialis’ler ile vena basilica’nin musculus teres major’un dis kenarinda birlesmesi ile olusur. Arteria axillaris’e paralel seyreder. Arterin dallari ile ayni isimde olan venleri alarak birinci kaburganin dis kenarindan itibaren vena subclavia olarak devam eder.
2. Vena cephalica: Elin dorsal yüzündeki venöz pleksuslardan baslar. Önkol ve kolun dis kisminda yukari dogru uzanir. Sulcus deltoideopectoralis içinde arteria thoracoacromialis’in dali olan ramus deltoideus ile beraber seyreder. Fascia clavipectoralis’i delerek vena axillaris’e açilir. Venöz dönüs için önemli bir alternatif yol olusturmasina ve bazi insanlarda üst ekstremite venöz kaninin çogunlugunu tasimasina karsin yüzde 10 oraninda görülmez.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder