12 Aralık 2010 Pazar

anatomi - eklem anatomisi

ARTICULATIONES FIBROSAE (Fibröz eklemler, eski siniflamaya göre synarthrosis) Eklemi olusturan kemikler birbirlerine fibröz bir doku araciligiyla baglanmistir. Yapisal özellikleri nedeniyle bu grupa dahil edilen syndesmosis tipi eklemler disindakiler hareketi olmayan eklemlerdir.
SUTURA; Yalniz kafatasinda görülen eklemlerdir. Kemiklerin ekleme katilan kenarlari arasinda ince fibröz bir ligament yer alir. Yenidogan bebeklerde henüz kafatasini olusturan kemikler tam temas halinde olmadigindan, kemikler arasinda fibröz baglarla örtülmüs yumusak alanlar kolaylikla hissedilebilir. Halk arasinda bingildak ya da yumusak nokta olarak bilinen bu yapilara biz anatomide FONTICULUS adi veriyoruz. Sutura tipi eklemler, eklemi olusturan kemikler arasindaki dis sekillerine göre farkli adlar alirlar.
·        Eger, kemik kenarlari testere disi seklinde sivri ise, bu sutura tipine SUTURA SERRATA adi verilir. Sutura saggitalis'i buna örnek olarak verebiliriz.
·        Eger, kemik kenarlarindaki uzantilar dis seklinde ise buna SUTURA DENTICULATA adi verilir. Örnegin, sutura lambdoidea'nin büyük bir bölümü böyledir.
·        Eger, kemik kenarlari parietal kemik ve temporal kemigin pars squamosa'sinda oldugu gibi birbirlerinin üzerlerine oturuyorlarsa buna SUTURA SQUAMOSA adi verilir. Sutura squamosa'nin kenarlari testere disi seklinde oldugunda SUTURA LIBBOSA adi verilmektedir.
·        Palatin kemikler arasinda ya da palatin kemikler ile maxilla arasinda oldugu gibi kemiklerin yan yana gelmis eklem yüzleri birbirini tamamlar sekilde kabaca birlestikleri sutura tipine ise SUTURA PLANA adi verilmektedir.
·        Son olarak SCHINDYLESIS, çikintili bir kemigin diger kemik üzerinde bulunan yariga gimesi ile olusan özel bir sutura tipidir ki buna ala vomeris'deki yariga giren rostrum sphenoidale buna örnek olarak verilebilinir.
GOMPHOSIS Mandibula ve maxilladaki alveollerle disler arasinda görülen özel bir fibröz eklem tipidir. Lig. periodontale adi verilen fibröz doku dis kökünü sikica baglar. Bu eklemin hareketli olmasi tahmin edersinizki patolojik bir durumdur ve disinizi yakinda keybedeceksiniz anlamina gelir.
SYNDESMOSIS Bu fibröz eklem tipinde kemikler birbirlerine fibröz ligamentler veya membranlar araciligiyla baglanmislardir. Bu eklem tipine art. (syndesmosis) radioulnaris'i ve art. (syndesmosis) tibiofibulare'yi örnek olarak verebiliriz. Art. (syndesmosis) radioulnaris'te radius ve ulna membrana interossea antebrachii , art. (syndesmosis) tibiofibulare'de ise tibia ve fibula membrana interossea cruris araciligiyla birbirine sikica baglanmis durumdadir. Bu eklemlerdeki hareketin derecesi kemiklerin birbirine olan uzakligina ve onlari baglayan fibröz ligamentin fleksibilitesine baglidir. Örnegin, membrana interossea antebrachii ön kolun pronasyon ve supinasyon hareketlerine izin verebilecek kadar genistir. Art. sacroiliaca'nin arka bölümüde çogu kaynakta, kemikler arasinda yer alan fibröz interosseos ligament ve kisitli hareket kabiliyeti nedeniyle syndesmosis tipi eklem olarak kabul edilmektedir.
ARTICULATIONES CARTILAGINEAE (Kartilaginöz eklemler eski siniflandirmaya göre amphiarthrosis) Eklem yüzleri kikirdakla örtülü olup sinirli hareketler yapabilen bu eklemler, içerdikleri kikirdak tipine göre ikiye ayrilirlar.
SYNCHONDROSIS Kemiklerin HYALIN kikirdakla birlestigi bu eklem tipi yaygin olarak PRIMER KARTILAGINÖZ EKLEM olarak da adlandirilir. Bu eklemlerin büyük bir kismi gelisme döneminde görülen, eriskin dönemde ise kemiklesen eklemlerdir. Bu eklemlere örnek olarak uzun kemiklerin epifiz ve diafiz bülümleri arasinda yer alan ve kemigin büyümesine olanak taniyan, katilaginöz epifiz plagini örnek olarak verebiliriz. Kemik büyümesi tamamlandiginda, epifiz plagi kemiklesir. Vücutta sinirli sayida kalici olan synchondrosis'de bulunur ve 1. kaburgayi sternum'a baglayan CARTILAGO COSTALIS buna örnek olarak verilebilinir.
SYMPHYSIS SEKONDER KARTILAGINÖZ eklem olarak da bilinen bu eklem tipinde kemikler fibröz doku ve-veya fibröz kikirdak araciligiyla birbirine kuvvetli bir sekilde baglanmislardir. Bu eklem tipi için en tipik örnek discus intervertebralis'ler araciligiyla birbirine baglanmis olan columna vertebralis'tir. Ossis pubis arasinda bulunan symphysis pubis, art manibriostrenalis ve yeni dogan bebeklerde mandibulanin sag ve sol yarimlarinin birlestigi symphysis menti bu grup eklemlere verilebilecek diger örneklerdir.
ARTICULATIONES SYNOVIALES (Synovial eklemler, eski siniflandirmaya göre diarthrosis) Synovial eklemler vücuttaki eklemlerin büyük bir bölümünü olusturan ve fonksiyonel olarak en önemli olan tam hareketli eklemlerdir. Omuz ekleminde oldugu gibi, sadece basitçe karsi karsiya gelen iki kemikten olusan synovial eklemlere ART. SIMPLEX adi verilir. Dirsek ekleminde oldugu gibi, ikiden fazla kemigin olusturdugu ya da meniscus, discus gibi yapilarin eklemin yapisina katildigi synovial eklemlere ise ART. COMPOSITA (COMPLEXA) adi verilmektedir. Simdi isterseniz once eklemlerin siniflandirilmasi tablosunda synovial eklemler basligi altinda topladigimiz eklem tiplerini anlamaya çalisalim daha sonrada synovial eklemlerin tam hareketli olmasini saglayan ve diger eklemlerden ayiran özellikleri hakkinda bilgi verelim.
Gingylimus Disbükey eklem yüzü makara, içbükey eklem yüzü ise makarayi içine alacak sekilde olup eklem yüzleri birbirine uygunluk gösterir. Bu grup eklemler yalnizca vertical eksen etrafinda flexion-extansion hareketleri yapabildiklerinden mentese seklinde eklemler olarak da bilinirler. Hareketin görüldügü yerlerde bu eklemlerin eklem kapsülü ince ve gevsektir, ancak eklem güçlü yan (kollateral) baglarla güçlendirilmistir. Bu tip ekleme, art. humeroulnaris ve art. interphalangea örnek olarak verilebilinir.
Art. sellaris Her iki eklem yüzü birbirini saran iki eger seklinde oldugundan bu isim verilmistir. Transvers ve sagittal olmak üzere iki ekseni vardir. Transvers eksen etrafinda flexion-extansiyon, saggital eksen etrafinda ise abduction-adduction yaptirirlar. Bu iki ekseni birlikte kullanarak sinirli bir sirkumdiksion da yapabilirler. Art. carpometacarpea pollicis ve art. calcaneocuboidea bu eklem tipi için en tipik örneklerdir.
Art. trochoidea Dis bükey eklem yüzü silindir, iç bükey eklem yüzü ise osteofibroz bir halka seklindedir. Disbükey yüzü tamamen içine alabilecek bir içbükey yüz bulunmadigindan dis bükey yüzün bir kismi bir bag aracigiyla sarilir. Bu eklemler tek eksenli olup, yalnizca vertical eksen etrafinda rotasyon hareketleri yapabilirler. Bu eklem tipine örnek olarak art. radioulnaris proximalis ve distalis, art. atlantoaxialis mediana örnek gösterilebilir. Art. atlantoaxialis mediana'da dens axis, atlasin arcus anteriorunun arkasindaki yer alan fovea dentis ile lig. transversum atlantis'in olusturdugu halka içerinde rotasyon hareketleri yapar.
Art. ellipsoidea (condylaris) Disbükey eklem yüzü ortadan ikiye bölünmüs bir yumurta, içbükey eklem yüzü ise, bunu içine kismen alacak oval çukur seklindedir. Transvers ve saggital olmak üzere iki ekseni vardir. Daha uzun olan transvers eksen etrafinda yapilan flexion-extansion hareketlerinin açisi, daha kisa saggirtal eksen etrafinda yapilan abduction-adduction hareketlerinden genistir. Sinirli circumduction'da yapilabilinir. Art. radiocarpea ve art.metacarpophalangeales bu eklem tipine örnek olarak gösterilebilir.
Art. bicondylaris Dis bükey eklem yüzü iki kondil, içbükey eklem yüzü ise sig çukur seklinde olan eklemlerdir. Art. genus bu eklem tipinin tipik örnegidir. Hareket bakimindan mentese seklinde ekleme (ginglymus) benzer ancak flexion-extansiyon disinda, bazi pozisyonlarda çok azda olsa rotasyon ve yan tarafa kayma hareketleri yapabilir. Bir diger örnek; art. talocruralis'dir.
Art. spheroidea (cotylica) Disbükey eklem yüzü bir küre, içbükey eklem yüzü ise bu küreyi kismen içine alan yuvarlak bir çukur seklindedir. Saggital, transvers ve vertical olmak üzere üç ana eksende sirasiyla, abduction-adduction, flexion-extension ve rotasyon jhareketleri yapabilirler. Ayrica eksenlerin tümünü kullanarak circumduction hareketi de yaparlar. Genellikle bu tip eklemlerde, proximaldeki kemik hareketsiz, distaldeki hareketlidir. Ancak distaldeki kemik tespit edilirse, proximaldeki kemik daha hareketli olabilir. Art. humeri ve art. coxae bu tür eklemin en güzel örnekleridir.
Art. plana Eklem yüzlerinden biri düz, çok hafif içbükey ya da çok hafif disbükeydir. Diger eklem de buna uyacak sekildedir. Eklem yüzleri düz oldugundan belirli bir eklem söylemek mümkün degildir ve eklem yüzlerinin bulundugu düzlemlerde sinirli kayma hareketleri yapabilir. Art acromioclavicularis, artt. Intermetatarsea, artt. intercarpea, art. atlantoaxialis lateralis ve art. zygapophysialis (omurlarin proc. articularisleri arasindaki eklemler) bu eklem tipine örnek olarak gösterilebilir.
TAM HAREKETLI EKLEMDE BULUNAN YAPILAR

Synovial eklemlerin tam hareketli olabilmesini saglayan ve diger eklem tiplerinde bulunmayan özellikleri;
1) Cavitas articularis adi verilen eklem boslugu içermeleri
2) Cartilago articularis adi verilen hyalin kikirdakla eklem yüzlerinin kaplanmis olmasi
3) Capsula articularis adi verilen eklem kapsülü ile sarili olmalari,
4) Synovia adi verilen eklem sivisi içermeleri
5) Ligamenta adi verilen eklem baglari ile güçlendirilmis olmalari
Simdi synovial eklemlerin çalisma dinamigini anlayabilmek için bu olusumlari biraz daha detaya inerek irdelemekte fayda vardir.

Cavitas articularis
Eklem yüzleri arasinda kalan eklem araliginin distan çepeçevre eklem kapsülü tarafindan kapatilmasi ile olusur. Eklem yüzlerini kaygan hale getirerek sürtünmeyi önleyen ve synovia adi verilen eklem sivisi ile doludur. Bazi eklemlerde bu bosluk içinde meniscus articularis, discus articularis, plica synovialis ve ligamenta intracapsularis gibi yapilarda yer alir.

Cartilago articularis
Eklem yüzü, eklem kikirdagi ile tamamen örtülmüs durumdadir. Bu nedenle eklem yüzü (facies articularis) deyince aklimiza eklem kikirdagi (cartilago articularis) gelmelidir. Synovial eklemlerin tümünde hareketin çesidini, yönünü ve genisligini belirleyen ana unsur eklem yüzünün seklidir. Cartilago articularis, genellikle hyalin kikirdaktan yapildigindan sekli ve kalinligi muhtelif durumlarda degisebilmektedir. Uygulanan kuvvetin siddetine göre, eklem kikirdagi çesitli derecelerde incelir ve dolayisi ile yüzeyi genisleyerek birim alana düsen yükün azalmasini saglar. Eklem kikirdaginin incelmesine neden olan etken ortadan kalktiginda, elastikiyeti sayesinde tekrar eski durumuna döner. Bu nedenle özellikle sizin gibi gençlerde sabah ve aksam ölçülen boy arasinda yaklasik 1 cm'lik bir fark olabilir. Iste tüm bu özelliklerinde dolayi eklem kikirdagi, yani nami diger capsula articularis'iniz olmasaydi; elastiketi ve sekil degistirme özelligi olmayan kemikleriniz karsi karsiya gelecek, hareket bozukluklari görülecek ve eklem yüzleriniz çok daha çabuk asinacakti. Eklem kikirdaginda sinir ve damar bulunmaz, synovial membran tarafindan yapilan synovia araciligiyla beslenir. Her ne kadar eklem kikirdagi sayesinde eklem yüzleri arasinda son derece iyi isleyen bir uyum saglanmissa da, bazi eklem yüzlerinin genisligi birbirinden farklidir. Iste bu gibi durumlarda eklem kikirdaginizin yardimina fibröz kikirdaktan yapilmis LABRUM ARTICULARE, MENISCUS ARTICULARIS ve DISCUS ARTICULARIS gibi yapilar kosar. Örnegin, omuz ve kalça ekleminde içbükey olan eklem yüzü, disbükey olandan küçüktür. Bu gibi eklemlerde içbükey eklem yüzeyini genisletmek ve derinlestirmek için eklem yüzü kenarinda fibröz kikirdaktan yapilmis olan labrum articulare'ler bulunur. Bunlardan omuz ekleminde bulunan labrum glenoidale, kalça ekleminde bulunan ise labrum acetabulare adini alir.Eklem yüzlerinin tam uyum göstermedigi bir diger örnek ise, bir eklem yüzünün disbükey, digerinin ise son derece sig içbükey oldugu diz eklemidir. Bu eklemde, eklem yüzleri arasinda kalan bosluk fibröz kikirdaktan yapilmis meniscus articularis'ler tarafindan kapatilmaya çalisilir. Meniscus articularislerin eklem kapsülüne yapisan dis kismi kalin, serbest olan iç kismi ise incedir. Eklem kapsülüne ve eklem yüzündeki özel bölgelere gevsek olarak tutunduklarindan hareket esnasinda yer ve sekillerini bir miktar degistirebilirler. Sonuç olarak diz ekleminini olusturan kemik yüzeyleri birbiriyle daha fazla temas edebilir ve aralarinda bosluk kalmaz. Orta kismi ince periferik bölümleri daha kalin bir disk seklindeki discus articularis eklem yüzlerinin uyumsuz oldugu bazi eklemlerde bulunabilen bir diger olusumdur. Pozisyon ve yer degistirme özellikleri meniscuslara oranla daha fazladir ve bu nedenle uymayan eklem yüzlerinin birbirine uyumunu daha kolay saglamakta ve çesitli hareketlerin yapilabilmesine zemin hazirlamaktadirlar. Discus articularislerin periferik kisimlari menicuslerde oldugu gibi eklem kapsülüne yapisiktir ve eklem boslugunu birbiri ile irtibati olmayan iki kisma ayirir. Discus articularis içeren eklemlerde, eklem yüzleri dogrudan birbiri ile temas etmez ve eklem yüzleri hyalin degil fibröz kikirdak ile örtülmüstür. Bu tip eklemlere art. sternoclavicularis, art. acromioclavicularis ve art. temporomandibularis örnek olarak gösterilebilir.

Capsula articularis
Capsula articularis (eklem kapsülü) eklemi çevreleyen bag dokusu yapiya verilen isimdir. Yapi ve fonksiyon bakimindan birbirinden farkli iki tabakadan olusur.
Membrana fibrosa (Stratum Fibrosum, Fibröz tabaka) Capsula articularis'in dis tabakasi olup fibröz bag dokusundan yapilmistir. Ekleme katilan kemikleri birbirine baglayarak dis ortama kapali bir eklem boslugu olusturur, eklemi dis etkilerden korur ve gerekmeyen hareketleri de sinirlar. Membrana fibrosa yapisma yerlerinde kemigi örten periost ile devam eder. Kuvvetin fazla geldigi bölümlerde buna karsi koyabilecek sekilde kalinlasmis kisimlarina lig. capsulare adi verilir. Bazi kas kirisleri diz ekleminin arkasinda oldugu gibi membrana fibrosanin yapisina katilarak sonlanir ve bu sekilde eklem kapsülü daha da kuvvetlenmis olur. Klinikte eklem kapsülü tanimlamasi kullanildiginda fibröz tabaka ifade edilmektedir.
Membrana synovialis (stratum synoviale, synovial membran) Eklem kikirdagi disinda, eklem boslugu içindeki tüm yapilari ve membrana fibrosda'nin iç yüzünü örten vasküler konnektif bag dokusudur. Diz ve Omuz eklemi gibi eklemlerde, eklem boslugu ile irtibatli olan bursa'larin iç yüzlerini de döser. Sadece eklem kikirdagini, discuslari ve meniscuslari örtmez. Synovial membran eklem yüzeylerini kayganlastiran synovia'yi salgilar ve gereginde resorbe eder. Synavial membranin çok yüksek rejenerasyon yetenegi vardir.


Eklem Baglari (ligamenta)
Eklemi olusturan kemikleri birbirine baglarlar. Eklem kapsülü de bir eklem bagidir. Eklem boslugunun içinde yer alan eklem baglarina ligamenta intracapsularia denilir. Membrana fibrosanin kalinlasmasi seklinde görülen baglara ligamenta capsularia, kapsülün disinda kapsülle iliskisi olmayan eklem baglarina ise ligamenta extracapsularia adi verilir.

EKLEMIN STABILITESINI SAGLAYAN (EKLEM YÜZLERININ BIRBIRINDEN UZAKLASMASINI ENGELLEYEN) FAKTÖRLER
Eklemin normal pozisyonun korunmasinda ve hareketin maksada uygun bir sekilde yapilabilmesinde rol oynayan 4 temel etken bulunur.
Eklem boslugundaki negatif hava basinci
Eklem boslugundaki basinç çesitli pozisyonlarda degisse de, daima dis atmosfer basincina aranla düsüktür. Eklemin stabilitesinin saglanmasindaki önemli bir faktör olan bu negatif basinç, güçlü bir çekme kuvveti olusturur ve kapsülü saglam olan bir eklemde kemiklerin birbirinden uzaklasmasini güçlestirir. Ancak eklem kapsülüne bir delik açarak iç ve dis basinçlari esitlerseniz, eklem yüzlerini birbirinden ayirmak daha kolay hale gelir.
Eklem kapsülü ve baglari
Eklemin stabilitesinde önemli rolü olan eklem kapsülü ve baglari eklemin karsilastigi kuvvete orantili olarak gelisme gösterir. Bu nedenle kuvvetin az geldigi eklemlerde eklem kapsülü ve baglari zayif, çok geldigi eklemlerde ise kuvvetlidirler.
Eklemi saran kas ve kirisler
Iskelet kaslari gerek aktif rol oynadiklarinda gerekse kontraksiyon yapmadiklarinda normal tonuslari ile eklemin pozisyonunun korunmasinda yardimci olurlar.
Eklem yüzlerinin sekli
dirsek eklemi ve omuz eklemini karsilastirin.


EKLEMLERIN INNERVASYONU
Eklemler zengin bir innervasyona sahiptir ve sinir uçlari caposula articularis'in her iki tabakasinda yer alir. Eklemlerin innervasyonu bir kural olarak bu eklemi hareket ettiren kaslari ve bu kaslari örten deriyi innerve sinirlerce saglanir. Bu degismez kurala HILTON kanunu adi verilmektedir.
Eklemlerdeki temel duyu proprioceptif duyudur ve bu vücudun bölümlerinin pozisyonunun ve hareketlerinin algilandigi bir duyu tipidir. Agri uyusunu tasiyan lifler de özellikle eklem kapsülünde (membrana fibrosada daha belirgin) fazla miktarda bulunur, ve burkulma, çikik ve eklemleirn iltihabi lezyonlarinda agriya neden olur.
Eklem kikirdagi sinir uçlari içermez.

EKLEMLERIN ARTERYEL BESLENMESI ve VENÖZ DRENAJI
Eklemler, özellikle eklem kapsülü zengin arteryel beslenmeye sahiptir Bu arterler eklem çevresindeki a. epiphysisalis gibi damarlardan köken alir ve yaygin anatamozlar ile bir damar agi olustururlar. Eklem çevresindeki kapillerlerden synovia'ya diffizyon sayesinde avasküler bir yapi olan eklem kikirdagi da beslenir. Venler de arterlere eslik eder ve arterler gibi özellikle eklem kapsülünde fazla miktarda bulunur.

KLINIK BILGI

·        OSTEOARTHRITIS (Osteoartrit) Eklemlerin ve ekleme katilan kemiklerin enflamasyonu ile seyreden dejeneratif hastaligi verilen isimdir. Eklemlerin uzun yillar uygunsuz kullanimi ya da normal spor aktiviteleri sirasindaki sakatlanmalar sonrasi meydana gelen eklem kikirdaginin zedelenmesine bagli gelisir. Genellikle eklem hareketlerinde kisitlanma ve agri ile kendini gösterir. Yaslilarda özellikle kalça ve diz eklemklerinde daha sik görülmektedir.
·        LUXSASYON (Çikik) Eklem yüzlerinin birbirinden uzaklasarak normal pozisyonlarinin bozulmasi durumudur. Siddetli agri ve hareket kisitlamasi ile kendini gösterir.
·        SEPTIC ve TRAUMATIC ARTHRITIS Eklemlerin enfeksiyöz ajanlarca tutulumuna bagli meydana gelir. Infeksiyöz ajanlar kan yoluyla ya da travmaya bagli olarak eklemi tutabilirler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder