12 Aralık 2010 Pazar

anatomi-böbrek,ureter,urethra,mesane ve sinirleri

SYSTEMA URINARIA (BOSALTIM SISTEMI)
Idrarin yapildigi ve vücuttan atildigi organlar topluluguna bosaltim sistemi (üriner sistem - systema renale) adi verilir. Idrar, metabolizma sonucu üretilen artik maddelerin tasindigi % 95 oraninda sudan olusan sari renkli bir sividir. Idrarla atilan maddeler üre, ürik asit gibi organik ya da sodyum klorür, potasyum klorür, amonyum, sülfürik asit, fosforik asit, kalsiyum, magnezyum gibi inorganik yapidadir. Bosaltim sistemini olusturan yapilar sag ve solda idrari olusturan böbrekler ile tasimak ya da depolamakla görevli olan idrar yollari, idrar kesesi (mesane) ve idrar kanalidir.
REN (BÖBREK - NEPHROS):
Karin arka ve yan duvarlarinda yer alan, koyu kahve renkli, fasulye sekilli bir çift organdir. Böbrekler, vücudun metabolik artik ürünlerinin (üre, elektrolitler, toksik maddeler gibi) ve fazla suyun idrar olarak organizmadan çikmasini saglarlar. Bu yol ile doku sivilarinin yogunlugunu, elektrolit ve su dengesini korurlar. Kanin asit-baz dengesinin korunmasinda da büyük öneme sahiptirler. Eritropoietin ve renin salgilari ile de iç salgi bezi olarak fonksiyon görürler. Kalsiyum metabolizmasi üzerine de etkileri vardir.
Böbrekler iskelete göre 12. gögüs omuru ile 3. bel omuru arasindadir. Karacigerin olusturdugu kitle nedeniyle sag böbrek 1.5 cm daha asagidadir. Diaphragma’nin hareketi nedeniyle inspirasyon aninda 2.5 cm kadar asagiya dogru yer degistirirler. 11-6-3 cm boyutlarinda olan böbrek, 135-150 gr kadar agirliga sahiptir. Öne ve disa bakan yüzüne facies anterior, arkaya ve içe bakan yüzüne facies posterior; iç kenarina margo medialis, dis kenarina margo lateralis; üst ve alt uçlarina extremitas superior ile extremitas inferior denir.
Böbrek çevresinde bulunan bag dokusunun kalinlasmasiyla olusan tabaka fascia renalis adini alir. Fascia renalis, capsula fibrosa denilen ve böbregi çevreleyen saglam zara sikica tutunmustur. Fascia renalis arkasinda yer alan yag dokusuna corpus adiposum pararenale denilir. Sismanlarda oldukça kalin olan bu yag tabakasi asiri zayiflik durumlarinda bile tamamen kaybolmaz. Fibröz kapsül ile böbrek fasyasi arasinda capsula adiposa (perirenal yag dokusu) denilen bir yag tabakasi daha vardir. Böbregi saran olusumlar kisaca özetlenecek olursa distan içe dogru corpus adiposum pararenale, fascia renalis, capsula adiposa ve capsula fibrosa'dir.
Böbreklerin iç kenarinda bulunan çukur alana hilum renale adi verilir. Böbrek damarlarini, sinirlerini ve pelvis renalis'i içerir. Hilumun böbrek içinde açildigi bosluga sinus renalis denir. Hilumdaki olusumlar önden arkaya dogru sirasiyla v. renalis, a. renalis'in ön dallari, üreterin baslangici ve a. renalis'in arka dali seklindedir.
Böbrek histolojik yapi olarak cortex renalis (kabuk) ve medulla renalis (öz) bölümlerine ayrilir. Korteks kirmizimsi-kahverenklidir. Medulla soluk ve daha koyudur. Medulladan sinus renalise dogru uzanan konik sekilli yapilara böbrek piramitleri (Malpighi piramitleri denir.) Sayilari her böbrekte 12-14 kadardir. Piramitlerin uçlari böbrekte pelvise dogru papilla renalis denilen çikintilari olustururlar. Papillalarin açildigi pelvis renalis bölümlerine calix renalis minor (küçük havuzcuk); bunlarin da birkaç tanesinin birlesmesiyle olusan açikliklara calix renalis major (büyük havuzcuk) adi verilir. Büyük havuzcuklar her bir böbrekte 2-3 tanedir. Birlesmeleri ile idrarin ilk toplandigi bölüm olan pelvis renalis meydana gelir. Pelvis renalis'in devami üreterdir. Pelvis renalis ve üreterin genis olan üst bölümü sinus renalis içinde yer alirlar. Korteksin medulla bölümleri arasina gönderdigi uzantilara da böbrek kolonlari (columnae renales-Bertini kolonlari) denir. Böbrek piramitlerinin taban kisimlarindan kortekse dogru uzanan isinsal demetlere radii (stria) medullares adi verilir. Bu demetlerin bulundugu alan pars radiata; bunun disindaki alan pars convoluta adini alir.
Böbregin en küçük yapisal birimi nefron adini alir. Nefron böbrekte idrarin yapildigi morfolojik üniteyi olusturur. Bir böbrekteki nefron sayisi 1-3 milyon arasindadir. Nefronlar ortak açilma kanallari ile böbrek papillalari üzerindeki deliklere açilirlar. Böylece olusan idrar ilk olarak kalikslerde ve dolayisi ile pelviste biriktirilmis olur. Sag ve sol böbreklere gelen günlük kan akimi 1.5 tonu bulur. Nefronlarda gerçeklesen süzme (filtrasyon), salgilama (ekskresyon) ve geri emilme (rezobsiyon) asamalarindan sonra idrar seklinde atilan miktar 1.5 lt kadardir.
Böbregin komsuluklari: Böbrekler arka yüzleri ile karin arka duvarina yaslanmis durumdadirlar. Üst uçlari arkada diaphragma ile temas halindedir. Bu temas, solunum anindaki vertikal harekete yol açar. Diaphragma araciligi ile recessus costodiaphragmaticus ve sagda 12. solda 11 ve 12. kaburgalar ile de komsudur. Böbrekler arka yüzleri ile karin arka duvarini olusturan kaslardan m. psoas major, m. quadratus lumborum ve m. transversus abdominis’in üst bölümlerine yaslanmis durumdadirlar. N. subcostalis, n. iliohypogastricus ve n. ilioinguinalis arka yüze komsu olan sinirlerdir. Böbrek ön yüz komsulugu sag ve solda farklilik gösterir. Sagda önde üstten alta dogru böbrek üstü bezi, karaciger, duodenum (pars descendens), flexura coli dextra ve ince bagirsak kivrimlari; solda ise böbrek üstü bezi, dalak, mide, pankreas, flexura coli sinistra ve jejunum'un olusturdugu ince bagirsak kivrimlari vardir. Böbrek bütünüyle retroperitoneal bir organdir. Komsuluk yaptigi organ intraperitoneal ise iki olusum arasinda periton yapraklari var demektir.
Böbreklerin beslenmesi: Böbreklerin beslenmesini saglayan damarlar ikinci bel omuru hizasinda aorta abdominalis'ten ayrilan a. renalis'lerdir. Her bir böbrege gelen a. renalis önce ön ve arka dallarina, sonra sirasiyla segmental, lobar ve interlobar dallarina ayrilir. Giderek küçülen dallar korteks ile medulla sinirinda a. arcuata, a. interlobularis ve nefronda vasa afferens (glomerül arteriyolü) gibi isimler alarak dagilirlar. A. arcuata’dan itibaren damarlar arasinda anastomozlar yoktur. Kanin dönüs yolu nefrondan vasa efferens denilen venüllerle baslar, arterlerle ayni isimleri alarak sonuçta v. renalis adi ile v. cava inferior'a açilir. Kalbin pompaladigi kanin yaklasik % 20-25'lik bölümü böbreklerden geçmektedir.
Böbrekler otonom sinir sisteminin etkisi altindadir. Sinirleri plexus renalis adi verilen agdan (T10-12) hilum renalis yolu ile gelirler. Simpatik etki böbrek damarlarini büzerek idrar olusumunu azaltir. Parasimpatik liflerin etkisi bilinmemektedir.
URETER (IDRAR BORUSU):
Idrari peristaltik hareketlerle ve yer çekimi yardimiyla böbrekten (pelvis renalis) mesaneye kadar ileten boru seklindeki bir çift olusumdur. 25-30 cm uzunlugunda, 3 mm çapindadir. Sag böbrek daha altta yer aldigi için sag üreter de 1.5 cm kadar daha kisadir. Hilum renale’den çikan üreter tümüyle periton arkasinda olmak üzere m. psoas major üzerinde vertikal seyreder, pelvis’e ulastiktan sonra ise disa dogru yönelir. Üreter üç yerde darlik gösterir. 1. darligi baslangiçta pelvis renalis'ten ayrildigi yerdedir. 2. darlik noktasi linea terminalis'i çaprazlama yerinde yani karin boslugundan küçük pelvise geçtigi yerdedir. Üreterin en dar noktasi üçüncü darligin olustugu mesaneye giris bölümündedir. Bu darlik noktalari idrar yolunda tas olusumu gibi bazi hastaliklarda asiri agri olusturduklari için önemlidirler.
Üreterin pars abdominalis (karin boslugu içindeki bölüm) ve pars pelvica (pelvis içindeki bölüm) olmak üzere iki parçasi vardir. Bazi kaynaklar mesaneye giris yaptigi 1-2 cm'lik kismini pars intramuralis olarak isimlendirmektedirler. Lümeni oldukça dar olan üreterin duvarini üç tabaka olusturur. En içte bulunan mukoza çok katli epitelle örtülüdür. Orta tabaka kalin düz kas liflerinden olusur. Liflerin seyri içte longitudinal, dista sirkülerdir. Bu yerlesimleri nedeniyle kasilmalari sayesinde idrari düzenli olarak mesaneye iletirler. Üreterin en dis tabakasi bag dokusudur. Üreteri besleyen damarlar üstte a. renalis; ortada a. testicularis (a. ovarica) altta ise a. vesicalis’den gelen dallardir. Sinirlerinin dagilimi da arterlere benzer. Üstte plexus renalis, ortada plexus testicularis (pl. ovarica) altta ise plexus hypogastricus kökenli sinirler innervasyonu saglar.
VESICA URINARIA (MESANE, IDRAR KESESI):
Büyüklügü ve sekli kisinin yasina, cinsine ve içeriginin miktarina bagli olarak degisen idrar deposudur. Pelvis boslugunun tabaninda yer alir. Kas ve zarlardan yapilmistir. Kapasitesi ~250 ml kadardir. 500 ml kadar idrar depolayabilir. Tabanina fundus vesicae, boyun bölümüne cervix (collum) vesicae, uç kismina apex vesicae denir. Fundus ile apex arasindaki genis bölümü ise corpus vesicae adini alir. Cervix vesicae asagida urethra ile devam eder. Fundus vesicae ayni zamanda piramit seklindeki organin arka-alt yüzünü (facies infero-lateralis) olusturur. Bosken pelvis minor içinde yer alan mesane doldukça ön-orta hatta yukariya dogru uzanir. Tam dolu mesanenin üst siniri umbilicus’a kadar yükselebilir.
Üreterler organin arka-yan-üst bölümlerinden ostium üreteris’lere açilirlar. Ostium üreteris’ler arasindaki mesafe dolu mesanede 5 cm kadardir. Erkekte arkasinda rektum, prostat ve vesicula seminalis'ler; kadinda ise cervix uteri ve vagina'nin ön yüzü ile komsuluk gösterir. Her iki cinste de önden symphysis pubica ile komsulugu vardir. Ekstraperitoneal bir organdir, yalniz üst yüzü (facies superior) periton ile örtülüdür. Bu yüzdeki periton örtüsü uterus’un varligi nedeniyle kadinlarda arkaya kadar devam etmez. Uterus üzerinden mesaneye atlayan peritonda excavatio vesico-uterina denilen bir çikmaz olusur. Erkekte ise üst yüzün en arka; arka-alt yüzün üst kisminda rectum üzerinden mesaneye atlayan peritonda excavatio recto-vesicalis adi verilen klinik açidan önemli olan bir çikmaz yer alir. Sag ve sol yan-alt yüzleri ön tarafta spatium retropubicum (prevesicale-Retzius araligi) ile symphysis pubica’dan ayrilir. Bu aralik yag ve bag dokusu ile damarlari ve sinirleri içerir. Ayrica lig. puboprostaticum (?) ve lig. pubovesicale (?) de pubis’den baslayarak arkaya dogru uzanirlar. Bu baglar içinde m. puboprostaticum ve m. pubovesicale denilen düz kas lifleri de bulunabilir. Lig. umbilicale medianum apex vesicae’yi umbilicus’a baglayan bir bagdir ve embriyolojik dönemdeki chorda urachi’nin kalintisidir.
Mesane, distan içe tunica serosa (periton örtüsü), tela subserosa, tunica muscularis ve tunica mucosa adi verilen tabakalanmayi gösterir. Tunica serosa organin üst yüzünü kaplayan peritondur. Diger bir deyisle mesane peritonun arkasinda kalan retroperitoneal bir organdir. Kas tabakasi içte ve dista longitudinal, ortada sirküler seyirli olmak üzere üç katmanlidir. Detrusor kasi denilir. Parasimpatik sistemin etkisi ile kasilir. Mukoza kivrimlidir ve çok katli epitelden olusur. Geri emilim özelligi yoktur. Ostium üreteris’leri birlestiren kivrim plica interureterica adini alir. Mesanenin tabaninda yer alan delik ostium urethra internum adini alir. Burasi idrar yolunun (urethra) basladigi yerdir. Delik çevresindeki kas lifleri dairesel bir sekilde seyrederek m. sphincter vesicae'yi (sifinkter-büzücü kasini) olustururlar. Bu kas parasimpatik etki ile gevser ve idrarin geçmesini saglar. Simpatik liflerin mesaneye etkisi parasimpatiklerin tersi yöndedir. Mesanenin iç yüzünde her iki üreter deligi ile asagida ostium urethra interna arasinda olusan tepesi asagida bulunan üçgen trigonum vesicae (Lieutaud üçgeni) adini alir. ostium urethra interna’nin arkasinda yer alan kabariklik ise prostat bezinin orta lobu tarafindan olusturulan uvula vesicae’dir.
Mesaneyi besleyen damarlar a. iliaca interna’dan gelen a. vesicalis superior ve inferior’dur. Ayrica komsuluk yaptigi organlari besleyen a. glutealis inferior, a. obturatoria ile a. vaginalis ve a. uterina’dan (?) da dallar gelir. Venleri organ çevresinde bir ag olusturarak plexus venosus prostaticus yolu ile v. iliaca interna’ya dökülürler. Lenfatik akimi büyük oranda internal iliak lenf dügümlerine (nodi lymphatici iliaci interni) dogrudur. Alt bölümünün lenfatik akimi prostat çevresindeki lenf damarlari ile baglantilidir. Organin innervasyonunu saglayan sempatik sinir lifleri T11-L2, parasempatik sinir lifleri S2-4. medulla spinalis segmentlerinden gelirler. Afferent liflerinin de sempatik ve parasempatik liflere (Özellikle agri duyusu ve dolulugu bildiren gerilme duyusu parasempatikler ile) katilarak plexus vesicalis yolu ile medulla spinalis’e ulastigi kabul edilir. Agri duyusu ön; dolgunluk hissi omuriligin arka kordonunda iletililir. Vesica urinaria agrisi karin ön duvarinin alt bölümünde, perinede ve erkeklerde ayrica penis üzerinde hissedilir (yansiyan agri).
URETHRA (IDRAR YOLU-KANALI):
Mesaneden baslayarak idrari disa akitan kanaldir. Erkekte urethra masculina, kadinda urethra feminina adini alir. Erkekte 15-20, kadinda 3-5 (4-6)cm kadardir.
URETHRA MASCULINA
Erkekte uzunlugunun disindaki bir farkliligi da ayni zamanda genital organ olmasidir. Ostium urethra internum denilen iç delikten baslayarak penis ucundaki ostium urethra externum denilen dis delige kadar devam eder. Pars prostatica, pars membranacea ve pars spongiosa olmak üzere üç bölümü vardir. Prostat içindeki birinci parçasi en genis bölümüdür. Ductus ejaculatorius denilen üreme kanalinin son bölümü buraya açilir. Arka duvarda, orta hatta yer alan düsey kabariklik crista urethralis; bunun da ortasindaki kabartili bölüm colliculus seminalis adini alir. Colliculus seminalis, hem sag ve sol ductus ejaculatorius’larin açilma deliklerini hem de embriyolojik bir artik olan utriculus prostaticus denilen 6-10 mm uzunluktaki çikmazi içerir. Crista urethralis’in iki yaninda vertikal olarak uzanan ve prostat bezinin çok sayidaki kanallarinin açildigi oluk seklindeki alanlara sinus prostaticus denilir. Urethra’nin pelvis tabanini geçen ikinci bölümü en kisa (1-2 cm) ve genislemesi en az olan bölümüdür. Penis’in bir bölümünü olusturan corpus spongiosum penis içindeki üçüncü bölümü ise daha genistir. Baslangiç (ampulla urethra) ve son kisminda (fossa navicularis) genisleme gösteren genelde dar bir bölümdür. Baslangiç kisminda gl. bulbourethralis’lerin kanallarinin açildigi delikler vardir. Pars spongiosa’nin mukozasi üzerinde yer alan çok sayidaki bezlere gll. urethrales denilir. Mukoza epiteli üzerindeki küçük çikmazlara da lacunae urethrales adi verilir. Bunlarin bir tanesi digerlerinden daha büyüktür (lacuna magna) ve fossa navicularis tavaninda bulunur. Penis’den idrar sondasi takilmasi aninda dikkat edilmesi gereken önemli bir anatomik yapiyi olusturur. Glans penis üzerinde yer alan disa açilma deligi ostium urethra externum adini alir.
Üretranin iki sifinkteri, üç dar, üç genis bölümü vardir. Iç sifinkter m. sphincter vesicae adini alir. Mesaneden ayrilma bölgesindedir ve düz kastan yapilmistir. Dis sifinkter m. sphincter urethrae'dir. Pars membranacea'yi kusatan çizgili kas lifleridir. N. pudendus tarafindan innerve edilen ve istemli çalisan bir kastir (en dar bölümü olusturur). Ostium urethra internum, pars membranacea, ve ostium urethra externum üretranin darlasmis; pars prostatica urethra, ampulla urethra ve fossa navicularis urethra genislemis bölümlerini olustururlar.
URETHRA FEMININA
Kadinda üretranin fonksiyonu yalnizca idrarin iletilmesidir. Vaginaya paralel yerlesmistir, vaginanin önünde ve duvar yapisina gömülü bir halde bulunur. Vestibulum vaginae adi verilen vaginanin giris bölümünde clitoris’in yaklasik 2.5 cm alt tarafinda ostium urethra externum'dan (dis idrar kanali açikligi) disariya açilir. Bulundugu bölgeye göre pars pelvina ve pars perinealis olmak üzere iki bölümden olusur. Erkekte oldugu gibi iki sifinkteri vardir. Mukoza yapisinda longitudinal seyirli epitel kivrimlarina crista urethralis denilir. Gll. urethrales ve lacunae urethrales de urethra feminina’nin yapisinda bulunur. Kadin üretrasinin hem çok daha kisa olmasi hem de genisleme yetenegi bulunmasi nedeniyle sonda (kateter) takilmasinda veya sistoskopi muayenesinde zorlukla karsilasilmaz.
Urethra’yi besleyen damarlar: a. urethralis, a. bulbi penis, a. vesicalis inf. (rr. prostatici) (?); a. pudenda interna, a. vesicalis inf. ve a. vaginalis’den (?) gelirler. Venleri arterlerin seyrine uygun olarak gelen kani drene ederler. Urethra’nin lenf akimi erkeklerde çogunlukla internal iliak (pars prostatica) ve derin inguinal (pars spongiosa) lenf dügümlerine; kadinlarda ise internal iliak ve sakral lenf dügümlerine dogrudur.
Urethra’yi innerve eden sinirler: n. pudendus, pl. prostaticus (?), pl. pelvicus (?) yolu ile ulasirlar. Visseral afferent lifler ise nn. pelvici splanchnici ile medulla spinalis’e ulasirlar.
Klinik:
Uretra rüptürü: Dis etkiler sonucu (travma) üretrada yirtik olusmasi, bu yolla idrarin doku arasina sizmasidir. Idrarin yönü diaphragma urogenitale’de bulunan kaslari saran fasyalarin konumu nedeniyle yirtigin olustugu seviyeye göre degiskendir. Yüzeysel yirtiklarda idrar yayilimi skrotum, penis veya karin ön duvarinin bag dokusu içeren araliklarina dogrudur. Derin konumlu yirtiklarda ise idrarin ekstraperitoneal olarak yayilimi söz konusudur.
KARIN ARKA DUVARI OLUSUMLARI
Karin arka duvari peritoneum parietale’nin arkasinda kalan abdomen bölümünü tanimlar. Yukarida 12. gögüs omuru ve 12. kaburgadan baslayan alan asagida os sacrum ve crista iliaca’lara kadar uzanir. Bu alanin tabanini içten disa dogru m. psoas major, m. psoas minor, m. quadratus lumborum ve m. transversus abdominis’in arka bölümü olusturur. Crista iliaca’lar hizasinin altinda kalmasina karsin m. psoas major ile birleserek anatomik ve fonksiyonel bir bütünlük olusturan m. iliacus da karin arka duvari kavrami içinde degerlendirilir.
Karin arka duvari kaslarini örten fasyalar
Fascia iliaca: M. iliacus, m. psoas major ve m. psoas minor’u örter. M. psoas major ve minor’u örten bölümüne fascia psoas adi da verilir. Fasyanin orta hattin iki yaninda kalinlasmasi ile diaphragma’nin lig. arcuatum mediale’si olusur. M. quadratus lumborum’u saran fasyanin üst tarafta kalinlasmasiyla da lig. arcuatum laterale olusur. M. quadratus lumborum’u iki tarafli olarak saran fasya sirt bölgesindeki derin kaslari saran fascia thoracolumbalis’in karin arka duvarinda yer alan ön ve orta yapraklarinin bir bölümüdür. Fasyanin orta ve arka yapraklari arasinda da otokton sirt kaslarinin bir bölümü yer alir.
Karin arka duvari kaslari
M. quadratus lumborum: On ikinci kaburga ile lig. iliolumbale, crista iliaca ve ilk dört bel omurunun yan çikintilari arasinda uzanir. Diaphragma’nin yapistigi yer olan 12. kaburgayi sabitleyerek inspirasyon kasi gibi çalisir. Pelvis’in sabitlenmesi halinde tek tarafli çalismasi gövdeye yana fleksiyon; iki tarafli çalismasi ekstensiyon yaptirir. Kasi innerve eder sinirler T12-L3 spinal sinirleridir.
M. psoas major: Bel omurlarinin cisimleri, yan çikintilari ve omurlar arasi disklerden asagida femurda trochanter minor’a (m. iliacus ile birleserek) uzanan ve ilk üç bel spinal siniri tarafindan innerve edilen bir kastir.
M. psoas minor: M. psoas major’un önünde yer alan ve insanlarin % 60 kadarinda var olan zayif bir kastir. T12 ve L1 omur cisimleri ve aralarindaki diskten asagida pecten ossis pubis ve eminentia iliopubica’ya dogru uzanir. Birinci bel spinal siniri tarafindan innerve edilen bu kas gövdenin fleksiyonuna yardim eder.
M. iliacus: Fossa iliaca’nin 2/3 üst bölümü, crista iliaca, lig. iliolumbale ve ala sacralis ile femurda trochanter minor (m. psoas major ile birleserek) arasinda uzanan bir kastir. N. femoralis tarafindan innerve edilir.
M. iliacus ve m. psoas major birlikte m. iliopsoas adini alirlar. Bu kas uylugun en kuvvetli fleksorudur. Uyluk sabitlenirse gövdeye fleksiyon yaptirir. M. iliacus ayrica uyluga dis rotasyon yaptirma etkisindedir.
Karin arka duvari damarlari
Aorta abdominalis: Diaphragma’daki hiatus aorticus isimli yariktan geçerek karin bosluguna girer. Bu yarik 12. gögüs omurunun ön tarafinda yer alir. Bel omurlarinin cisim bölümlerinin önünde vertikal olarak asagiya dogru inen aorta, 4. bel omuru seviyesinde terminal dallarina ayrilarak sonlanir.
Dallari: 1. Ön-visseral dallari a) Truncus coeliacus
b) A. mesenterica superior
c) A. mesenterica inferior
2. Yan dallari a) A. phrenica inferior
b) A. suprarenalis
c) A. renalis
d) A. testicularis (ovarica)
e) Aa. lumbales (4 çift)
3. Terminal dallari a) A. sacralis mediana
b) A. iliaca communis dextra
c) A. iliaca communis sinistra
A. iliaca communis’ler: Dördüncü bel omuru hizasindan itibaren m. psoas major’un iç kenarindan asagiya-disa dogru uzanirlar. Sag ve solda art. sacroiliaca’larin ön tarafinda a. iliaca externa ve a. iliaca interna isimli dallarina ayrilirlar.
A. subcostalis: Karin arka duvarinin üst bölümünde, v. ve n. subcostalis ile birlikte içten disa dogru uzanan aortanin gögüs bölümünde verdigi son daldir (a. intercostalis posterior XII). Karin bosluguna lig. arcuatum laterale’nin arkasindan geçerek ulasir. Önde a. epigastrica inferior; arkada a. intercostalis superior’lar ve a. lumbalis’ler ile yaptigi anastomozlar önemlidir.
Aa. lumbales: Ilk dört bel omuru hizasinda aortanin arka-dis tarafindan ayrilirlar. Birbirleri ile, alt aa. intercostales ile, a. epigastrica inferior ve a. circumflexa ilium profunda ile yaptiklari anastomozlar önemlidir.
Vena cava inferior: Alt ekstremiteler, pelvis ve abdomen bölümlerinin kanini kalbe ulastirir. Aorta bifurkasyonunun hemen altinda besinci bel omuru hizasinda sag ve sol v. iliaca communis’lerin birlesmesi ile olusur.
Olusumuna katilan dallar: 1. Baslangiç dallari a) V. iliaca communis dextra
b) V. iliaca communis sinistra
c) V. sacralis mediana
2. Yan dallari a) Vv. lumbales (dört çift)
b) Sag v. testicularis (ovarica)
c) V. renalis
d) Sag v.. suprarenalis
e) V. phrenica inferior
3. Ön dallari a) Vv. hepaticae
Lenf damarlari: Karin arka duvari ve buradaki organlarla ilgili lenf dügümleri ile onlari baglayan lenf damarlari arterler ve özellikle aorta ile yakin iliski içindedir. Bu dügümler pre-aortik ve sag ve sol para-aortik (lateral aortik) zincirler olustururlar. Bosaltim sistemi organlarindan gelen lenf akimi, para-aortik lenf dügümleri yolu ile sag ve solda truncus lumbalis dexter ve sinister’e açilarak cisterna chyli’ye ulasir. Cisterna chyli diaphragma’nin altinda, aortanin saginda ve ilk iki bel omuru cisminin önünde yer alan lenfatik bir kesedir. Truncus lumbalis’lerin disinda, trunci intestinales ve gögüs boslugunun alt bölümünden gelen lenfi de alarak ductus thoracicus yolu ile gögüs bosluguna dogru iletir.
Karin arka duvari sinirleri
Plexus lumbalis: Ilk üç bel spinal siniri + 12. gögüs spinal sinirinden gelen bir dal + 4. bel spinal sinirinin büyük bölümü tarafindan olusturulur (Bu dallarin tamami spinal sinirlerin ramus ventralis’lerinden gelir.). M. psoas major’un içinde ve arkasinda yer alir; dallari bu kasin kenarlarindan ve ön yüzünden çikarak dagilirlar.
Dallari: N. hypogastricus (L 1)
N. ilioinguinalis (L 1)
N. genitofemoralis (L 1,2)(r. genitalis + r. femoralis)
N. cutaneus femoris lateralis (L 2,3)
N. femoralis (L 2-4)
N. obturatorius (L 2-4)
N. obturatorius accessorius (L 3,4)
Bu dallar disinda karin arka duvarini olusturan kaslari innerve eden kas dallari tüm segmentlerden çikarak dagilirlar.
Truncus lumbosacralis: Dördüncü ve besinci spinal sinirlerin ön dallari tarafindan olusturulur.
N. subcostalis: 12. gögüs spinal sinirinin ön dalinin kalin olan bölümüdür (N. intercostalis XII). (Bu seviyeden plexus lumbalis’e ince bir dal katilir.) Seyir özelligi a. subcostalis’e benzer. Motor ve duyu lifleri tasir.
Truncus sympatheticus’un lumbal parçasi: Columna vertebralis’in önünde ve m. psoas major’un iç yaninda bulunan dört adet ganglion içerir. Bu ganglionlardan dört çift nn. splanchnici lumbales geçer.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder